::..::
AVCILIĞIN YAZILI OLMAYAN KURALLARI ::..::
>>
Avcı yanında bulunan kişileri kırmamalı ve kırgınlığı
icap ettiren ne bir kumar ,bahis,iddia ve de bunlara
sebep verecek menfaatlerin açılmasına sebep vermemelidir.Bilhassa
dedikodu şiddetle muzur'dur.
>> Avcı hiçbir zaman yanındaki veya karşılaştığı
kişileri gereksiz inciltici şakaları ile kırmamalıdır.
>> Avcı bilmelidir ki dünyada en ağır ceza
azap ızdırap ve vicdan azabıdır.Tok bir avcının sırf
satmak arzusu ile yenebilecek bir hayvanı avlaması bayağılığın
son derecesidir.
>> Bir avcı ziraat' in fahri yardımcısıdır.
>> İlk tüfekte avını vuramıyan bir avcı dinlenmeden
ve rahatlamadan diğer bir ava ateş etmemelidir.
>> Sizin için hayatını çürüten köpeğinizi ne dövün
ne dövdürün.İnsan olduğunuzu anlayarak size itaat etsin.(kuş
kaldıran köpeklere ince saçma atanlar anlar)
>> 40 yaşını geçmiş insanlara et muzur muş avcılara
ise fayda verirmiş.Avcı olmayanlarla aradaki farka bakın.
>> Kuş tüyünü biriktirin.Yaşlılığınızda çok güzel
bir kuştüyü yatağınız olsun.
>> Mütevazi olmalı Bilene ,bilmeyene aşağıdan bakmalı
ki;yüksekliğimiz görünsün.
>> Başkasının önünden kalkan ve başkasının köpeği
önünde bir ava atma Bu onun elinden bir şey kapmak gibidir.
>> Eğer atıp vurursan avı ona ver karşılığında
fişeğini alabilirsin(BUNU HANGİ ESKİ AVCIYA YAPARSAN
ÇOK GÜZEL DOSTLUKLAR KURARSIN. ZATEN EĞER MİSAFİRSEN
BUNU KABUL ETMEZ.)
>> Bir misafir avcının yanında vurduğun avı çantana
koyma ona ikram et.Unutma ki onun sana şehirde yapabileceği
mukabele seninkinden çok daha kıymetlidir.
>> Av silahı vurmak içindir atmak için değil.Bu yüzden
vuramıyacağınız mesafeden ava ateş etmeyin.Ya vuramazsınız
veya yaralanmasına sebep olursunuz.
>> Bir ava arkadaşınızla aynı anda ateş ederseniz
sakın avı almaya kalkmayın.Onun Vurmuş olabileceğini
düşünün.
>> Silahınızla kimsenin izinsiz oynamasına izin vermeyin.Sizde
izinsiz bakmayın.
>> Kimseden ödünç fişek almayın ve vermeyin.Herkesin
tüfeği farklı dolular atar.
>> 100 av vurulmasına acımayın yokluğu bir senedir,
fakat bir ağaçtaki kurşuna acıyın çünkü onu seneler
yetiştirir.
>> HİÇBİR ZAMAN VURULAN BİR HAYVANI TEKMELEMEYİN.ÖLÜ
BİR DOMUZ BİLE OLSA ÜZERİNE AYAKLA BASIP FOTOĞRAF ÇEKTİRMEYİN.UNUTMAYIN
Kİ DOĞADA O SİZDEN ÇOK DAHA ÜSTÜNDÜR.BU DOĞAYA KARŞI
ÇOK BÜYÜK BİR SAYGISIZLIKTIR.
>> Bir başkasının maruz kaldığı tehlikeyi önleyin.o
da sizinkini önlesin.(Cesur olan arkadaşın elindeki
silahtan daha kıymetlidir.Silah kusur yapar lakin sadık
bir dost yapmaz.)
>> Özellikle büyük hayvan avında başka bir ava (tavşan,keklik
gibi) silah atmak doğru değildir.
>> Zenginlere hediye,fukaralara sadaka vermeyi ihmal
etmeyin ki bir gün fakirin bile lütfuna ihtiyacınız
olabilir.
>> Vurduğunuz bir ava acıyacağınız tutarsa onu ne
siz yiyin nede çocuklarınıza yedirin.Onu fakir veya
bir aça verin ki vicdanınızda olacak huzur kalbinizdeki
ıstırabı dindirsin.
>> Önce köpeğini doyur sonra kendini.Kendi kendini
doyuran köpek artık senin değil kendinin olur.
>> Av grubundur.Kuş avlarında hisseler ayrı veya
ortak olur.Büyük avlarda eğer deri avcılığı ise avların
derilerinin paraları ya av yapılan köye kalır veya katılımcılara
göre pay edilir.(ben bunu senelerce yaşadım)
>> Et avlarında ise kalabalık eğer av ufaksa grupla
beraber yenilir.eğer 2 kişi iseler yarı yarıya olur;
ama avı vuran fazladan deri baş ve iç organları da alır.
>> 3 kişi iseler avı vuran baş,deri but ve işkembeyi
alır.Diğer hisse ikiye bölünür.
>> Kalabalık büyük eti yenen hayvanların taksimi
ise av kişi sayısına göre bölünür. Herkes sıra ile arkasını
dönerek bir hak kabul eder.Yalnız büyük av hayvanlarında
taksimde kopoylar'da bir kişi kabul edilip onun hakkı
köpeğin sahibine verilir.
>> Köpeğinizin takip ettiği bir ava başkası silah
atarsa av yine sizindir.Ve vurana ya avdan bir parça
verilir veya 5-6 fişek verilir.(BUNU KAÇ AVCI YAPMIŞTIR
BİLEMEM)
>> Büyük ava acemi köpek götürülmez. Çok ayıptır.
>> Alabalık avına giderken yanınızda saf zeytinyağı
bulundurun.Tuttuğunuz bir balığı bu yağın içine atın.15-20
gün sonra ağrıyan yerlerinize çok iyi gelecek bir ilaç
yapmış olursunuz.
>> Tavşan vurduğunuz zaman böbrek bölgesinden çıkan
yağı saklayın.Özellikle dolama ve vücuda batan dikenlerin
çıkarılmasında çok faydalı.yaraya bolca sürün ve bir
bezle örtün.2-3 günde dolama ise patlatır,diken ise
çıkartır.
>> Özellkle tavşan avının kapanmasına yakın üreme
mevsimi olabileceğinden ; bu mevsimde köpeğin önünden
kalkan tavşan muhtemelen erkektir.Ama büyük bir olasılıkla
2. Bir tavşan da o muhittedir.Genelde bu gibi durumlarda
ilk avdan sonra o bölgeyi terkedip avlanmayım.
>> Büyük avlarda tavşan hariç sigara içilmez.Sadece
sarpçılar yangına dikkat ederek içebilir.(DOMUZ AVINDA
İSE KESİNLİKLE) |
Avcılık ve atıcılık
ata sporlarımızın en başta gelenlerindendir. Yüzyıllar
önce söylenen "At, avrat, silah" deyimi önemini
hiç kaybetmeden bugünde geçerliliğini sür-dürerek silaha
düşkünlüğümüzü ispat-lamaktadır. Tabii küçük reformlarla;
örneğin at, yerini atalarımızın hayal bile edemeyecekleri
arabalara bırakmak zorunda kalmıştır. Ok, yay ve mızrak
bugün ateş gücü, öldürücü etkisi, menzili ve seriliği
itibariyle kıyas götürmez ateşli silahlarla değişim
sürecini tamam-lamıştır. Bu uzun süreçte atalarımızdan
miras silah ve av tutkumuz en ufak bir değişime uğramadan
bizlere aktarılmıştır. Sadece fark; avı, hayatta kalma
değil hobi amacıyla yapmamız, av sahasına imkanlarımız
nispetinde at yerine arabayla ulaşmamız, ok ve mızrak
yerine bilgimiz, ilgimiz, zevkimiz, doğrultusunda silah
kullanmamızdan ibarettir.
Bu durumda silah seçimi avın ve avlağın giderek tükenmekte
olduğu şu dönemde daha bilinçli olma zorunluluğunu getirmektedir.
Dergiyi okuyan pek çok büyüğüm ve avcı arkadaşım benden
mutlaka daha bilgili ve tecrübelidir. Ama belirteceğim
hususların pek çok av ve silah tutkununa, özellikle
yeni meraklı dostlara bir nebze faydalı olacağı inancındayım...
Seçim yaparken birkaç tablo yardımıyla silahla ilgili
eğiliminizi ve hangi silahın ne maksatla kullanılabileceğini,
basit teknik özelliklerini gözönüne serip bu konuda
kendinizi daha iyi tanımanıza yardımcı olacağımı düşünüyorum.
Belirteceğim hususların çoğu şahsi kanaatim olup genel
için bağlayıcı özellik taşımaz.
Öncelikle ülkemizde bulabileceğimiz av silahları ile
ilgili ana bilgilerin açıklanmasında, kulaktan dolma
yanlış bilgilerin doğru esaslara bağlanmasında fayda
görmekteyim.
A) YARI OTOMATİK ( SEMİ AUTOMATİC): Şu an ülkemizde
kullanılan en yaygın av tüfeğidir. Kanun gereği takoz
kullanıp 2+1 fişekle çalışması gerekirken genelde bu
yasağa uyulmamakta, atım adedinin fazla olması nedeniyle
tercih edilmelidir. Tercih nedenlerinden biride yüksek
atım sayısı ve yarı otomatik olmasının getirdiği kendine
güvenen hissi, yani hevestir. Bir başka neden koruma
amacıyla makbul görülmesidir. Pek çoğu bu silahları
tabanca muadili olarak görmektedir. Birde köy düğünleri
esnasında ve milli maçlar sonrası insan vurmak için
tercih eden yaratıklar vardır ki bunlar konumuz dışındadır.
Bu silahlar çalışma prensipleri açısından üç grupta
incelenir.
1."Gazlı" Tabir Edilenler: Patlama sonrasında
tapa namlu ağzına yanaştığında geride biriken gaz basıncının
namlu içerisindeki delikten alt aktarılıp mekaniz-manın
geri iletilmesi sistemiyle çalışır.
2.Döner Başlıklar: Patlama sonucunda geriye hareket
etme eğiliminde olan fişeğin mekanizmayı itmesi sonucu
çalışır.
3.Gazlı ve Döner Başlıklar: Her iki sistemin avantajlardan
istifade etmek maksadıyla çıkarılan bir mekanizmadır.
Her üç sistemde de silahın verimi kullanılan malzemenin
kalitesine, işçiliğe ve üretim teknolojisine bağlıdır.
Bunları iyi kullanan markaların silahları diğerlerine
üstünlük sağlar.
Avantajlı Yönleri Şunlardır:
1. Geçit avlarında avantaj sağlar. Yılın hırsını ördek
ve kaz geçitlerinde katliama dönüştürmek isteyen iyi
bir atıcı için gerçekten sonucu etkileyebilir.(Şahsen
tasvip etmiyorum.)
2. Sürek avlarında avantajlıdır. (Tutukluk yapma ihtimaline
karşı pompalı silahlar tercih edilmelidir. Pompalı silahlar
konusuna ayrıca değineceğim.) Sürek avı risk avıdır,
özellikle acemi avcı için!!! Birkaç yönden domuzun taarruzuna
veya geçitine maruz kalma ihtimali daima vardır ve yaralı
bir domuz her zaman çok tehlikelidir. Bu durumlarda
üç veya dördüncü mermi hayat kurtarabilir.
Dezavantajlar:
1. Daima fazla mermi sarfiyatına neden olur. Bu işi
gerçekten bilenler bir uçara veya kaçara ilk iki mermi
isabet etmediyse mesafenin artması nedeniyle üçüncü
merminin isabet ihtimalinin çok çok az, dördüncüsününse
hemen hemen hiç olmadığını takdir ederler. Oysa avı
kaçırmama psikolojisiyle genelde üç ve dördüncü atılır.
Otomatik tabir edilen yarı otomatik tüfekle çok mermi
atıp çok av yapacağını hayal eden silah meraklıları
bunu asla unutmamalıdır. Yani iki olmazsa üçüncü veya
dördüncüde vururum hissine kapılmayınız, yanılırsınız.
2. Ağırlığı diğer dezavantajıdır. Hem silahın boş ağırlığı,
hem de içindeki 7-8 mermi ilavesi keklik, çulluk, tavşan
avı gibi zor ve çetin arazi avlarında önemli ölçüde
dezavantajdır. Unutmayınız, bu tip arazide kat edilen
her kilometre silahın ağırlığını daha da artıracak ve
hele ileri yaştaysanız sizi oldukça yoracaktır.
Bir önceki konuda değindiğimiz gibi bu avlarda 7-8-9
mermi hiçbir avantaj getirmez. Zaten bu kadar çok mermi
alan yarı otomatik tüfek yabancı menşeli silahlarda
pek görülmez. En kalabalığı 5+1 dir. Demek ki bu heves
sadece bize mahsus.
3. Sportmence değildir. Eğer avcı için bugün, korumak
vurmaktan önemliyse o halde şans tanımak çevreci avcının
görevidir.
B- POMPALI (PUMP ACTİON):
Ülkemizde genellikle kısa namlulu üretilmektedir. (Yabancı
pompalılarda uzun namlularda mevcuttur.) Bu, ülkemizde
üretilen pompalılara talebin, avdan ziyade savunma amacı
taşıdığının bir göstergesidir. Zaten 45-50-55 cm.lik
namlular pek çok av için yeterli değildir.
Avantajlar:
1) Her ne kadar av tezkeresi ile temini son derece kolayda
olsa da aslında iyi bir yakın savunma silahıdır. Bilindiği
üzere çoğu kez konutlarda, kırsal alanlarda, araçlarda
savunma silahı niyetiyle taşınmaktadır. Magnum namlulu
bir pompalı uygun mermiyle çok tehlikeli bir silaha
dönüşebilir. (Şahsım adına 60 cm. den kısa namlulu ve
dipçiksiz olanların av tüfeği kapsamından çıkarılması
gerektiğini düşünüyorum.)
2) Bana göre sürek avının ideal silahıdır. Birkaç yönden
azılı domuzu karşısında gören veya yaralı bir azılının
karşısına çıkan avcı için kurtuluş olabilir. 1993 yılında
Seben Yaylasında maalesef bir avcı yaralı bir domuz
tarafından adeta biçilmiştir. Yarı otomatiğe göre avantajı
tutukluluk ihtimalinin az olmasıdır. Çünkü boş kovan
atımı ve yenisinin dolumu manuel (el yardımıyla) yapılmaktadır.
3) Fiyat yönünden diğer sınıflar içinde en hesaplı olanıdır.
Dezavantajları:
1- 60 cm. den kısa namluyla bence av tüfeği değildir.
Namlu 60 cm.'den uzun seçilmelidir.
2- Boşaltma-doldurma hareketi (Pump Action) pratik gerektirir.
Seri olabilmek için özel çalışma yapılmalıdır.
3- Yarı otomatikler gibi ağır ve üstelik hantal sayılabilecek
bir silah türüdür. Tüm bunlara rağmen Amerika'da yaygın
bir av silahı olduğunu okumaktayız.
C. ÇİFTELER (Yan yana ve üst- alt):
Esasen çifteler tabiri hem süper poze, hem çifteyi kapsamına
alır. Hiçbir yabancı silah kataloğunda süperpoze terimine
rastlayamadığımı ifade edebilirim. Doğru ifade yan yana
çifte (Side by side) ve üst alt çiftedir.(over and under)
Nostaljik açıdan en eski av silahları olması sebebiyle
apayrı bir önem kazanırlar. Yapımı el emeği, ustalık,
incelik ve iyi işçilik gerektirir. Dolayısıyla uğraşı,
zeka ve beceri el emeği ve göz nurunun sonucudur. Centilmen
ve sportmen avcının silahı çiftedir. Üst alt veya yan
yana ayırımına girmiyorum. Çünkü bu kişilerin el alışkanlığı,
beğenisi ve zevkine bağlıdır. Her ikisi de temelde aynıdır.
Trap ve skeet yarışmalarında üst alt çifte avantaj sağlar.
Av sahasında fark kişilerin beğenisine kalmıştır. Süslemeleri
(Tam veya yarım çakmak, tam, yarım çeyrek kabze, standart
veya ceylan burnu kundak, standart, İngiliz, monte carlo
dipçik)en iyi gösteren silahlarda bunlardır. Şahsen
yukarıda belirttiğim ayrıntıların yarı otomatik veya
pompalıya çifte kadar yakıştığını düşünmüyorum. Bu tür
yerli silahlar size kalibre açısından da çok seçenek
sunar. Zira yurdumuzda 12 kalibre dışında 16, 20, 28,
36, numaralı çifteler dışında pek yarı otomatik ve pompalı
göremezsiniz. 55' den 76' ya kadar pek çok namlu uzunluğu
da ayrı bir alternetiftir. Dünyanın biz hariç her yerinde
kıymetli ve popüler olan silahlar çiftelerdir.
D. YİVLİ SİLAHLAR:
Domuz, ayı, geyik, karaca nadiren kurt, çakal, kaz,
gibi avlarda tercih edilen mermi atan silahlardır. Duran
hedeflerde daha etkilidir. Hareketli hedefi tek mermiyle
uzaktan vurma beceri gerektirir. Uzak mesafeli büyük
ava ilgi duyan avcının silahıdır. Özel ihtisas gerektirdiğinden
ve meraklıları zaten ayrıntıları en iyi şekilde bildiğinden
derinlemesine girmiyorum. Yivli silahlarında yarı otomatik,
pompalı ve tek atan tipte çok çeşitli kalibreleri mevcuttur.
ÇAP AÇISINDAN:
Yivsiz av tüfeğinde çapın nasıl tespit edildiği derginin
önceki sayılarında mevcuttur. Özet olarak 454 gram kurşun
örneğin 12 çeşit parçaya ayrılır 12'de bir parçası küre
haline getirilirse kürenin çapı 12 çapa tekamül eder.
16'ya ayrılıp bir parça küre haline getirilirse bu kürenin
çapı da 16'ya denk gelir. Bu sistem İngilizlerin bulduğu
bir sistem olup Dünyada bu şekilde kabul görmüştür.
1- 16 çap: 12 ve 20 nin arasında kalmış bir namlu olduğundan
şahsen tercih etmem. 12 ye göre bence daha az saçmanın
hedefe daha toplu gitmesi dışında avantajı yoktur.
2- 20 çap: Ülkemizde pek kullanılmasa da özellikle A.B.D.
de yaygın olduğunu duymaktayız. Bana göre kullanımı
zevkli bir çaptır. Azaltılmış barut ve saçma ile kendi
fişeğini dolduranlara maddi avantaj sağlaması yanında
sesi ve geri tepmesi de azdır. Bıldırcın avında rahatlıkla
kullanıldığı gibi toplu gitmesi nedeniyle ördekte bile
kullanılabilir. Hafifliği ve göze hoş görünümü ayrı
bir ayrı bir avantajdır.
3- 12 çap: Avcının tüfeği 12 çaptır. Genel olarak fişek
numarası ve barut saçma oranının iyi ayarlanmasıyla
her avda rahatlıkla kullanılabilen en iyi çaptır. Öldürücü
etkisi, dağılımı itibariyle avantaj sağlar. Tabii ki
her tür çapta şok seçimi önemlidir. Şok konusunda bilmeniz
gerekenleri de derginin önceki sayılarında tüm ayrıntılarıyla
bulabilirsiniz.
YERLİ- YABANCI FARKI:
Yabancı silah hayranlığıyla yanlış seçimler yapmanızı
istemem. Bu bölümde kesinlikle marka belirtmeyeceğim.
Ama yabancı silahların çoğunun 8. Kalite silahlar olduğunu
bilerek üç sıfırlı dolarlarınızı heba etmemenizi öneririm
ama Beretta, Remington, Winchester, Browning, Group,
Bernandelli, S.K.B., Miroku, Antonio Zoli, Darne, Merkel,
Saint Etienne, Churchill artık klasikleşmiş silah devleridir.
Farkları KALİTELİ MALZEME, İŞÇİLİK, KİLİT SİSTEMLERİ
ve sonuçta UZUN ÖMÜRLÜ olmalıdır. Bundan dolayı dedemizin
silahını bizde kullanabiliyoruz. Müşteriye saygıları
da apayrı bir güzellik bence. Bugün A.B.D.' de veya
Avrupa' da bir silah fabrikasına yazdığınız da 15 günde
kataloğu elinize yollayacaklardır. Ben bizim iki büyük
silah fabrikasına çizdiğim şekilleri fakslayıp özel
silah yaptırmak istediğimi en ince ayrıntısıyla belirtiyorum,
beyefendiler fiyatı fakslamaya dahi tenezzül etmiyorlar.
Tek fark bu işte. Tüketici dolayısıyla insana verilen
değer ve saygı. Yoksa el emeği ve zanaatta (işleme,
süsleme ve gravür) Düzce ustalarının , Beyşehir ustalarının
en az Avrupalı kadar iyi olduğunu iddia ediyorum. Ülkemiz
silahları istenildiğinde Avrupa silahlarıyla boy ölçüşebilecekken
maalesef piyasada genelde sıra tüfekleri görüyoruz.
Numunelikte olsa ithal ettikleri silahlardan teşhir
için bayilere dağıtsalar sizlerde neler yapabileceklerini
hayretle göreceksiniz ama...
Sonuçta seçici olduktan sonra yerli veya yabancı da
çok iyi veya kötü olabilir ama kilit sistemleri, kubuz
ve namlu çeliği, ahşap aksamı, işçiliği konusunda seçici
olmanızı tavsiye ederim. Bu konunun ayrıntılarına ileri
ki yazılarımda ayrıca değinmek istiyorum.
Gönlümüz tabi ki paramızın ülkemizde kalması. Bizler
ülkemizle övünüyoruz ve kesinlikle yabancı malı kompleksi
taşı-mıyoruz. Yeter ki aynı ihtimamı tüm üreticilerde
bize göstersin. Dayanıklılık başlı başına bir tercih
sebebidir. Bunu tayin eden faktörler ise: Malzeme kalitesi,
işçilik, kilit ve çalışma mekanizmasının seçimi (Beretta
veya Winchester kilit gibi.) dayanıklılık, namlu basınç
ve çıkış kontrol testlerinin dünya standartlarına uygun
olarak yapılmasıdır. Bunlar uygun yapıldığı taktirde
silahın cinsi, menşei, markası ne olursa olsun ömrü
uzun olacaktır. Sonuç olarak örneğin yarı otomatik çifteden
dayanıklıdır gibi bir genelleme doğru değildir.
Silahın ömrünü tayin eden diğer önemli faktörse kullanım
titizliği ve uygun bakımdır. Bu konuda da müteakip sayılarda
ayrıntılı bir yazı hazırlayacağım. Gelelim en önemli
konuya:
Lütfen silah alacaksanız yada silah sahibi olupta bugüne
dek öğrenme inceliği göstermediyseniz;
Önce silahın emniyetli bir şekilde nasıl taşınacağını
avlakta emniyet kuralları ve diğer avcıya saygı kültürünü
benimseyin, öğrenin ve çevrenize aşılayın.
Bir bıldırcın için insan vuran, avlağa girdiği anda
herkesi kaçıran ve bunu marifet sayan eli silahlı magandalardan
biri olacaksanız |
|