Ana sayfa
Arşiv
Online Kulüp Forum
Av Köpeği Irkları
Sizin Resminiz
Sizin Köpeğiniz
Köpeklerde Sağlık
Köpeklerde Eğitim
Doğada Yaşam
Avcılık Resimleri
Köpek Resimleri
karakalem Kara Kalem Resimler
kare Av Anılarınız
kare MAK KARARLARI 2008-9
kare Kara Avı Kuş Çeşitleri
kare Av Tüfekleri
kare Av Yemekleri
kare Avcılık Etik Kuralları
kare Avcılık Mevzuat
Editörler
Yardım / İletişim
avcılık reklam Reklam bilgilerimiz

HABER VE DUYURULAR
SİTE İÇİ DUYURULAR

Av Yönetimi Şube Müd
AV SUÇ VE KABAHATLAR
Küresel Isınma ve İk
KIRIM-KONGO KANAMALI
Atıcılıkta kaos ::::
EPAGNEUL BRETON TR.
1974 VAN AVLARI ::::
SONUNDA BAŞARDILAR A
Yeni doğan Yavru Köp
SAYFAMIZ COM ...AVCI

Editör yazı-yorumları
Ömer BOROVALI

Avcılığımızı tehdit eden öldürücü bir salgın

Dr.Ali BÜRKEV

İNGİLİZ SETERİ ( English Setter )

M.Emin BORA

Zaman kum gibidir!

Mahmut KULEİN

Geyik muhabbeti

Mehmet EKİZOĞLU

KÜÇÜK GÖL

Metin TURKAY

KOBAYLARIN AVI KOVALARKEN SES VERMESI

Mustafa HELALPARA

YAPRAK DÖKÜMÜ SÜRÜYOR

Nedim ÇALIM

Usulsüz avcılık bir kültür müdür?

Tuncay Kandemir

Manda Atıcıları !

Sitede hiç editör yok / Son 5 dk. içinde
Yaban TV (ÖZEL)
ÖLÜME UÇAN KUŞ;
TARSUS ÇATALBURUN AV
1. SARSILMAZ GRAND
PENİS ve AVCILIK ...
2007-2008 AV DÖNEMİ
Zehirli Mantarlara D
VAYBE....!.....Musta
AVA GİDEEEEEN BOHÇAC
YILANLARDAKİ ISI ALG
armer 12-2007-1yil
[Detaylı arama]
ISTANBUL

avkopeginet
» Aktif Ziyaretçi 5
» Bugün Gelen 1875
» Toplam Ziyaretçi 4326863
» IP Adresiniz | 38.103.63.18
» Bu sitemizi ziyaretiniz
E-Mail Adresiniz:

Adınız:

Soyadınız:

Ekle
Çıkart


SERT MİZACIN DEĞERLENDİRİLMESİ ve Köpek Nasıl Bakılmaz

DOMİNANTLIK, SALDIRGANLIK VE VAHŞİLİK ARASINDA FARK VARDIR.

Belirli alanlarda çalışan insanlar kendilerinin bildiği terimlerin işin ehli olmayan insanlarca yanlış kullanılmasına engel olamayabilir. Tanımların doğru yapılması teşhisleri, dolayısıyla da sorunlarla akılcı yolla başa çıkmaya fırsat tanır.
KARAKTER
Köpeğin karakteri onun diğer insan ve hayvanlara olan genel tavrıdır. Karakter kalıtsal olmasına rağmen çevresi tarafından büyük ölçüde etkileşim halindedir. Dominant karaktere sahip bir yavru, sahibinin tutumuna ve onu eğitebilme yeteneğine bağlı olarak kendine güvenen ve dışa dönük bir köpek olabileceği gibi çevresini domine eden ve saldırgan bir köpeğe de dönüşebilir.
SOSYALLEŞME
Sosyalleşme yavru köpeklerin diğer canlılar ve yeni durumlara alışması ve uyumlu davranmasının öğretilmesidir. En basit haliyle, resesif bir yavru beton kennel ortamı dışında hiç bir yüzeyde yürüme imkanı tanınmadıysa diğer zeminlerde hareket etmekten korkabilir ya da dominant bir yavru erken yaşta etrafta bağırışan kısa boylu insanlara alıştırılmadıysa çocuklara karşı saldırganlık gösterebilir.
SALDIRGANLIK
Saldırgan davranış, genellikle uyarı hırlaması ya da vücut dilinin sertleşmesiyle başlayan daha sonra dişlerin de devreye girdiği bir çeşit saldırı olarak kendini gösterir. Köpekler bölgelerini ya da sahip olukları şeyleri korurken hayvan ve insanlara karşı saldırganlık gösterebilirler. Saldırganlığın nedenleri kolaylıkla tanımlanabilmesine rağmen diğer canlıların hayatını tehdit edici noktaya gelebileceğinden bu davranış kesinlikle kontrol altına alınmalıdır.
DOMİNANTLIK
Dominant davranışlar bazı ırkların yanı sıra zeki ve bağımsız köpeklerde gözlemlenebilir. Dominant köpeklerin istediklerini elde etme konusunda inanılmaz bir kendine güvenleri vardır. Dominant köpekler çocuklara itaat etmeyi reddeder ve yumuşak huylu erişkinleri sert bir bakış, hırlama ya da kısa bir vücut kontrolü ile hakimiyetleri altında tutarlar. İtaat eğitimi ile bu davranış kontrol altına alınarak köpeğin liderliğinizi görmezden gelemeyeceği hatırlatılmalıdır.
RESESİFLİK
Resesiflik davranışlar, çekingenlik ve diğer insan ve köpeklere kolaylıkla boyun eğme olarak kendini gösterir. Resesif köpekler heyecanlandıklarında ya da korktuklarında idrar dahi kaçırabilirler. Orta derecede resesif köpekler azarlandıklarında kendilerini güvende hissetmek için sahipleri ile fiziksel kontak içinde olmaya gereksinimleri vardır. Şiddetli resesif köpekler göz kontağından kaçar ve özellikle çocuklar tarafından köşeye sıkıştırıldıklarında korkudan ısırabilirler. Resesif köpeklerin hafif bir disipline, ve bol miktarda kendine güven kazandırılmasına gereksinimi vardır.
VAHŞİLİK
Vahşilik, diğer hayvan ve insanlara nedensiz saldırı olarak tanımlanabilir. Ne yazık ki dominantlık, saldırganlık, resesif saldırganlık (korku kaynaklı ısırma) ve vahşilik arasındaki farkı görmek çoğu insan için güçtür.
YAVRULAR
Davranış, 0-10 arası bir değerlendirme skalasında ifade edilse resesiflik 0-5 arası; dominantlık ise 6-8 arasında bir yer teşkil eder. Aşırı çekingenlik 2, korku 1, saldırganlık 9 ve vahşilik 10 'dur. Yavrular orta derecede resesif ve dominatlık arasında gidip gelebilir. Üretici dominant bir yavruyu sakinleştirerek ya da resesif bir yavrunun kendine güvenini güçlendirerek ürettiği yavruları yeni hayatlarına uygun şekilde hazırlayabilir.
Sahiplerinin ellerini dişleyen bir yavru ne saldırgan ne de vahşidir. Ancak muhtemelen dominanttır ve bu davranışların kabul görmeyeceği ona uygun yöntemlerle öğretilmelidir. Isırıldığınızda acıklı bir "Ahhh!" sesi çıkardıktan sonra onu bir süre yalnız bırakarak oyuna son verebilirsiniz. Eğlence anlayışının tarafınızca kabul görmediğini ve daha uygun yöntemler kullanması gerektiğini zamanla anlayacaktır. En önemlisi de dominant yavruların oynarken aşırı heyecanlandırılmaması ve ısırmadan oynadığında ödüllendirilmesidir.
Yavrulara bu davranışları nedeniyle asla bağırılmamalı ya da fiziksel olarak cezalandırılmamalıdır. Bağırma heyecanı arttırırken vurmak köpeği saldırganlığa ya da korkuya yöneltebilir.
Kardeşlerine hırlayıp havlayan bir yavru onlara saldırmaktan çok baskın karakterini kabul ettiriyordur. Yavrular bu durumda nadiren birbirlerini incitirler. Bu durumda birbirlerini çok sık göreceklerse kendi aralarında hiyerarşik bir sürü düzeni kuruncaya kadar fazla müdahele etmemek daha akıllıcadır.
Pek çok köpek ırkı, özellikle iş köpekleri ve terrierler, dominant karaktere sahiptir. Bazı insanlar bu ırkların yavru ya da genç köpeklerinin sergilediği her türlü haylaz itiş kakışı saldırganlık ya da vahşilik kanıtı olarak görür; ama gerçekte yanılırlar. Ne yazık ki, iddaları ile akıllara bir kaç ırk hakkında yanlış resimler çizilmesine neden olmaktadırlar. Dominant karakterli ırklar, mülkleri, insanları ve çiftlik hayvanlarını koruma, donmuş tundralarda kızak çekme ve vahşi av hayvanları avlama görevlerini yerine getirebilmek için bağımsız, cesur ve zeki olarak üretilmişlerdir.
Dominantlık bu özelliklerin bir yan ürünüdür. Saldırganlık ve vahşilik antisosyal ya da dengesiz davranış ile ilintilidir.
Resesif karakterli ırklar en fazla aranan aile köpekleridir. Bu ırklar insanla ve muhtemelen diğer hayvanlarla da uyum içinde çalışmak için üretilmiştir ve bu nedenle insanın üstünlüğünü kolaylıkla kabul ederler.
Sonuç olarak, bazı ırklar genel olarak dominant olmalarına rağmen bireyler arasındaki dominantlık ve resesiflik arasında hala daha farklar vardır. Örneğin, dominant bir Akita ya da Rottweiler, dominant bir Labrador Retriever'dan çok daha fazla otoriterdir. Bunun yanı sıra, resesif bir Labrador, resesif bir Akita ya da Rottweilera kıyasla doğal olarak daha hassas ve yumuşak huyludur.

Köpek Nasıl Bakılmaz?

Geçenlerde arkadaşım köpeklerle yakından ilgilendiğimi bildiği için tüm itirazlarına rağmen ev arkadaşının bir köpek almak istediğini söyledi. Böylesine köpek almak istemesinin nedenini anlamak oldukça basit benim için. Kim o şirin yavrunun sadık ve duyarlı bir köpek dosta dönüşeceği hayaline karşı koyabilir? İşin ciddiyet isteyen ve değerlendirmesini yapamadığı yönü ise  bir köpeğe sahip olma isteğinin çok ciddi bir sorumluluğu da beraberinde getirmesi gerektiği sanırım.

Anlattığına göre arkadaşı  fena halde bir Rottweiler yavrusu almaya takmış. Rottweilerlar güçlü koruma güdüleri olan inanılmaz derecede sadık ve zeki köpeklerdir.  Bu denli ayrıcalıklı özelliği hakketmek sadece parayla satın alınmasıyla elde edilebilecek bir fırsata dönüşmemelidir.

Anlattığına göre arkadaşı bir kaç ay önce yine eve getirdiği bir Rottweiler yavrusunu tuvalet ve yanlız kalamam problemlerinden dolayı kendi rızasıyla geri iade etmek zorunda kalmış. Köpeğin gündüz kimse yokken nerede kalmasının planlandığını sordum. Bana eliyle küçük bir tuvalet boyutunda  dikdörtgen çizerek arka balkonlarını tarif etti. Büyümekte olan bir dev  ırk köpek    yavrusu için ne ideal bir ortam? Küçükken oturduğumuz mahellede koca bir Alman Çobanına irice bir yemek masası büyüklüğündeki bir balkonda bakan birilerini tanıyordum. Köpek balkondayken durmaksızın havladığını dışarı çıktığında ise hiper aktiviteden insanları nasıl da korkuttuğunu bu gün gibi hatırlıyorum.

Türkiye'de pek çok insanın eve pek sokmadan köpeklerini balkonda bakabileceklerini hayal etmelerini bunca zamandan sonra elle tutulur bir inanca dahi dayandırılabileceğine inanmıyorum. Altında yatan gerçek neden "bakamazsak vermek zorunda kalırız" ihtimaline ister istemez inanmaktan kendilerini alamamaları. Böylece başka bir masum yavru daha bilinmeze gönderilecek. Bu toplumsal bir davranış biçimi falan mı oldu?

Hangi ırk olursa olsun yavru köpekler yakın kontrol ve  bakıma gereksinim duyar. Çünkü onlar hala birer bebektir. Dünya hakkında sadece annesinin yanındayken doğum kutusunun çevresinde görebildikleriyle sınırlı bilgiye sahip  bir yavruyu düşünün. Kim evde günde sadece bir kaç saat ev ahalisiyle yakın ilişki içinde olması dışında her hangi türden bir yavrunun (insanın bile) tek başına bu büyük yanlızlığı kaldırabileceğini iddia edebilir? Bu dönemler dikkatle sosyalleştirilmesi ve ilk temel kuralların yavaş yavaş tutarlı bir şekilde ona verilmesi gerektiği inanılmaz derecede kritik dönemlerdir. Travmatik olaylara (çocukların kucağından düşme, daha iri bir köpekçe hırpalanma, merdivenlerden düşme vs) imkan vermeden mümkün olduğunca çeşitli türden canlı ve durumla yavrunun hafızasında pozitif çağırışımlar bırakarak tecrübeler yaşaması sağlanmalıdır. Gelecekte kendine güvenen, sakin ve dengeli bir köpeğe sahip olmak   için bu çok önemlidir. Kritik sosyalleşme dönemi 1.5-4 ay arasıdır. Çoğu insan bilgisizlikleri nedeniyle bu en önemli fırsatı atlar.

Yavru eğitiminin bana göre püf noktası köpeğin erişkin olduğunda yapmasına izin vermeyeceğiniz şeylere (üzerinize atlayıp ısırarak oynaması, mobilyaların üzerine çıkması, eski de olsa ayakkabılarınızı kemirmesi, kediyi kovalaması vs) yavruyken de izin  vermemek ve daha sonra kötü bir alışkanlığa dönüşebilecek hataları işlemesine en baştan izin vermemektir. Bu da köpeği sabah 8 - akşam 7 arası evde yanlız bırakarak sağlanamaz. Köpeklerin çağrışımsal hafızaları yoktur ve 10 dakika sonra dahi kemirdikleri ayakkabı ya da halıdaki ısklaklıkla sizin ona çıkışmanız arasındaki bağı kuramaz. Elinize tek geçen artık bu kadarına da dayanamayacağınız hissi ve sizden korkan şaşırmış bir köpektir.

Düzenli bir tuvalet alışkanlığı için başlarda köpek kesinlikle en az bir kaç saatte bir dışarı çıkarılmalıdır. Bu amaçla bir arkadaş ya da komşudan yardım isteyebilirsiniz. Yavrunun tüm evde özgürce dolaşması da belaya açık davetiyeden başka bir şey değildir.  Akşama şanslıysanız pisletilmiş halılar, devrilmiş saksılar, kemirilmiş ayakkabı ve terliklerle karşılaşır; kemirdiği elektrik kablosu ya da merakla tadına baktığı bir temizlik maddesi hatta fare zehiri nedeniyle cansız bir bedeni halının üzerinde bulmanın dehşetini tecrübe etmezsiniz. Her yıl kaç yavrunun bu şekilde yaşamını kaybettiğini sormayın bile.

Yavru ona ilk derslerini veren annesinden ayrıldıktan sonra çevresinde ona yol gösterici ve anlayışlı; ama kesinlikle disiplinli bir lider görmeye gereksinim duyar. Bu dönemde yeni dahil olduğu ailenin kurallarına yavaş yavaş adapte olurken (bu ortalama bir yıl alır) şahit olduğu dış ve yabancı dünyanın karşısında karakteri biçimlenir. Gelecekte tecrübe edeceği durumlara ne tür reaksiyon göstereceği böylece belirlenmiş olur.  Bilinçli kim süratle akıp giden bu kısa; ama çok önemli dönemde istediği gibi yönlendirebileceği yavruyla olan ilişkisini onu her gün uzun süre yanlız bırakarak tehlikeye atmayı ister?

Yavru tabii ki yanlız kalmayı öğrenmelidir. Kendine zaman zaman yetmeyi bilmeyen bir köpek, siz kapıdan çıktıktan sonra vaktini uluyarak ya da evi yiyerek geçirebilir. Ancak,  bu duruma kademeli olarak alıştırılması gerekir. Yavru diş değiştiriyorsa kemirecek yer arayacağından kapıdan çıkarken nelere davetiye çıkardığınızda emin olmanız gerekmektedir.

Zaten yanlız kalmak köpek için başlı başına doğal olmayan bir durumdur. Sürü hayvanı olan köpek sürüsünden yani bu durumda insan ailesinden uzak kalması için kendince doğal hiç bir sebep göremeyebilir. Onu terk etmediğinize ve evde uslu bir şekilde yanlız kalmasının ödüllendirici bir şey olacağına onu inanırmalısınız. Bu tamamen bir eğitim sürecidir. Çok az köpek kendiliğinden bu beceriye sahip olur.

Yavrunun aşıları tamamlandıktan sonra onun baş öğretmeni olarak yapmanız gerekenleri şöyle sıralayabiliriz:

  • Yavruyu komşularınız ve özellikle çocuklarla tanıştırın. Bırakın birbirlerini incitmeden sakince oynasınlar. Çocuklar daima köpekler için pozitif canlılar olmalıdır. Yavruya ellerinden yiyecek küçük şeyler vermelerini sağlayın. (Asla kontrolsüzce bağırıp çağıran, hayvanı ürketerek paniklemesine neden olan haşarılarla yanlız bırakmayın)

  • Sıra çevredeki diğer canlılarda. Ne yazık ki her erişkin köpek yavrulara karşı tölerans göstermez. Tanıdığınız kişilerin iyi huylu köpekleriyle yavrunuzu tanıştırın. Arkadaş edinmesine izin verin. Oyun, sosyal köpek davranışını öğrenebileceği en önemli fırsatların başında gelir.  

  • Parkta da yavaş yavaş itaat eğitimine devam edin; fakat yavru dikkatini çok  kısa bir süre tek bir konu üzerinde odaklayabildiğini sakın  unutmayın. Seansları başta çok kısa tutun. Onu çağırmanızın tek nedeni tasmasını takıp eve gitmek olmamalıdır.Yavruyu ara ara  yanınıza çağırın; ödüllendirin ve arkadaşlarının yanına geri yollayın. Size gelmenin her zaman iyi bir şey olduğundan emin olması gerekir. Asla cezalandırmak için yanınıza çağırmayın. Bazı ırklar daha bağımsızdır. Onları belki de sadece kapalı alanlarda serbest bırakmak zorunda kalabilirsiniz. Sırf insan olduğunuz için köpek her dediğinizi yapmak zorunda değildir.

  • Kalabalık caddelerde dolaşın. Arabaların yanından geçin. İnsanların ona yaklaşmasına izin verin. Erişkin olduğunda dost ve düşmanı doğru değerlendirebilmesi için her şeyden önce kendine güvenmeyi öğrenmelidir. Sürekli saldırmaya hazır , göz dağı veren bir köpeği bu hale getiren korku ve ne olacağını kestirememesidir.

  • Bankta her gün artan sürelerle oturarak yavrunun "otur/bekle" komutu üzerindeki becerisini arttırın. Gözünüz üzerindeyken bir dükkana girin ve dışarda ona "bekle" komutuyla siz dönünceye kadar beklemeyi öğretin. Geri döndüğünüzde onu ödüllendirin. Her zaman bağlı olmasına dikkat edin ve bekleme süresini en başlarda bir kaç dakikayla sınırlandırın.

  • Asla kedileri ya da başka canlıları kovalamasına izin vermeyin. Başta eğlenceli gelse de erişkin olduğunda bir kedi katiline dönüşecektir.

  • Asla sizi nasıl koruyacağını ona öğretmek adına başkalarına saldırmaya cesaretlendirmeyin. Her insan polis olamayacağı gibi her köpek bu göreve uygun olmayabilir. K-9 diye tanınan köpekler belirli ırklardan özenle seçilen ve özel eğitimden geçen uzman köpeklerdir. Her Rottweiler ya da Alman Çobanının bir profesyonele dönüşmesini ummayın. Her aklına koyan cebinde silahı koyamayacağı gibi her köpek de acar bekçi ve koruma köpeği olmayacaktır. Bazı ırklar bu amaçla üretilmişken bazıları üretim amaçları nedeniyle yabancılara dahi dostça davranırlar.

  • Yavrunuzun erişkin boyutlarına ulaştıktan sonra uzun süre daha koca bir bebek kalacağını unutmayın. Özlelikle de dev ırk köpeklerin olgunlaşması 3 seneyi bulur. Sabırlı olun. Oyundan başka bir şey düşünmediği için ona kızmayın.

  • ..ve her şeyden; ama her şeyden önce köpeğin hatalarını cezalandırma değil doğru davranışlarını ödüllendirme anlayışına dayalı bir eğitim programı uygulayın. Disiplinden vazgeçmeden ikinizi de mutlu edecek olaylara onu yönlendirirken davranışlarını okuyarak hata yapmasına en baştan fırsat verecek ortamlardan onu uzak tutun.

Yavru köpek bakımı özellikle de yaşamlarının ilk 1-1.5 yılını alan sabırlı ve tutarlı bir eğitim ve  kontrol gerektirir. Onun hayatınıza tam anlamıyla uyum sağlamış bir dosta dönüştürmek istiyorsanız bu şansı ilişkinize en baştan tanımaya kararlı olmalısınız.

Şöhret Bir Irk İçin Istenmeyen Şeydir?

1960'lar Afgan Tazılarının moda olduğu yıllardı. Dergilerde "Bu sarışınları tanıyor musunuz ?"  başlıklarıyla ırkın uzun düz tüyleri arkadan bakıldığında zarif bir kıza benzetilmesine neden oluyordu? Pek çok insan bu aristokratik görünüşlü köpeklerden birer tane almak istedi. Oysa Afgan Tazıları adından da anlaşıldığı üzere Afganistan'da tavşan benzeri avları keskin gözleriyle tespit edip inanılmaz hızı ve manevra gücüyle avlamak için üretilmiş gerçek bir av köpeğiydi. Hatta dağlık gölgelerde Kar Parsları için bile kullanılacak kadar görevini ciddiye alan yaman bir avcıydı. Ne yazık ki Müslüman bir ülkeye has bir ırk olduğu için çadırlara kabul edilmeyen, insanlarla av dışında fazla ilişki kurmayan bu köpek bağımsız, sahibinden çok kendi insiyatifiyle hareket eden gerçek bir karaktere dönüştü. Bu hayranlık verici güzellikteki ırk şehre geldiğinde gerçek bir tazı olarak geniş alanlarda koşmak, av güdüsünü tetikleyen küçük hayvanları kovalamak, itaat umulduğunda sağırı oynamak gibi bağımsız Afgan karakteriyle umulanı çoğu insan için vermedi. Sonuç pek çok Afgan Tazısı ideal aile köpeği olmadığı için evini kaybedip meçhule yollandı.

19. yüzyılda Jack Russel Terrierler ateş parçaları olarak diğer terrierler gibi kemirgen ve özellikle tilki avında kullanılmak üzere üretildi.    Tilki tazıları ininde sıkıştırdığı avlarını Jack Russel'a teslim edip inindeki bu vahşi hayvanlarla başa çıkması konusunda gözleri hiç arkada kalmadan avın tamamlanmasını bekliyorlardı. Küçük hayvanları inlerinde öldürmek için üretilmiş bu köpekler kendine sonsuz güvenen, agresif ve bağımsız düşünebilen bir karakter olması gerekmekteydi. Hollywood 'un Maske'si ile birlikte birden herkes bir Maylo yani Jack Russel sahibi olmak istedi. Filmde akşama kadar koca şehrin ortasında sahibini sessiz sedasız bekleyen bu akıllı köpek gerçekte bir Jack Russel karakterini hiç de yansıtmıyordu. Jack Russellar yavruluklarından itibaren dikkatle sosyalleştirilip eğitilmesi gereken gerçek bir iş köpekleridir. Siz ona bir iş vermezseniz o mutlaka kendine yapacak bir iş bulur. Yanlız kaldığında ya da bağımsız ve özgür düşünen karakteri tecrübeli biri tarafından kontrol edilmediğinde sürekli havlayan, saldırgan ve hiper aktif bir köpeğe dönüşebilir. Dışarda onu harika bir av terrieri yapan özellikleri evde sizi çaresiz bırakabilir.

101 Dalmaçyalı filmi tekrar çevrildiğinden beri özellikle    Amerika'da  artan ilgiden payını almak isteyen fırsatçı insanların ürettiği binlerce Dalmaçyalı kısa süre sonra tıpkı Afgan Tazıları gibi hareket ve ilgi isteyen köpekler olarak kapı önüne kondu. Aşırı popülasyonları nedeniyle çaresiz yetkililer tarafından çoğu  uyutulmak zorunda kaldı. Bir Dalmaçya üreticisi yüksek tirajlı köpek dergilerinin birinde "Artık her yerde benek görüyoruz " figanlarıyla aşırı üretimi protesto etmeye çalışıyordu. Bir Dalmaçyalı yakın aile ilişkisinin yanı sıra gün içinde uzun kır koşularına gereksinim duyan tam anlamıyla aktif bir köpektir. Evde sizinle televizyon seyretmesini beklemeden önce onla uzun yürüyüşleri göze almanız gerekmektedir.  

Sanırım bu sefer de biraz abartılmasına rağmen Beethowen    'ın St.Bernard karakteri evde yavru bir köpeğin neden olabilecekleri konusunda nispeten daha gerçekçi bir profil çizmektedir. Turner&Hooch'da Tom Hanks'a eşlik eden Douge de Bordeaux da (Fransız Mastifi) onun boyutundaki mastif tipi bir köpeğin mobilyalar üzerinde nelere kadir olabileceğine  iyi bir örnektir. Her ne kadar neredeyse bir gecede Amerika'da bir yığın insan Hooch'dan bir tane eve götürmek istediyse de akıllarında biraz daha gerçekçi bir köpek karakteriyle yola koyulmuşlardır.

Resmini beğendiğiniz ya da bir filmde gördüğünüz bir köpek rüya köpeğiniz olmayabilir. Üretim amaçları, aktivite düzeyleri ve  eğitilebilirlikleri göz önüne alınması  gereken ilk üç unsurdur. Ne her ırk benzer yaradılıştadır ne de "gördüm beğendim ve aldım" yaklaşımıyla sahip olunulacak bir mülktür. 

Köpek seçimi en az iki kez düşünmeden verilecek bir karar olamayacak kadar ciddi plan ve program  gerekmektirmektedir. 

av tutkusu

2005 © Avcılık - Doğa ve Av Köpekleri Sayfası Sayfamiz.com Türkiye Avcıları www.avlak.com Avcılar Kulubü Ana Sayfa