İshal
,Kulak Bakımı, Diş Bakımı, Kısırlaştırma
İshal,
katı olmayan dışkı, colitis ise sıklıkla
kanlı, ishal halinde dışkılama olarak tanımlanır. Dışkı içindeki
materyeller kalın bağırsaktan çok hızlı geçtiklerinde suyun emilmeye
vakti olmaz. Bu ishale neden olur. Ya da köpek yüksek lif içerikli
bir dietteyse sindirilemeyen lif emilmesini engelleyerek suyu tutar
ve aynı şeye neden olur. Çeşitli ishal tipleri ve nedenleri vardır.
En yaygın neden, köpeğiniz yememesi gereken bir şey yediğinde
gerçekleşen "besinel bozulmaldır." Besinsel bozulma örnekleri
ölü hayvan, diğer hayvanların dışkıları, çöp, sabun, kağıt ve bozuk
yemek yenmesidir.
Aşağıdaki liste ishalin diğer nedenleridir.
Farkı göstermek için her grubu ayrı
ayrı açıklayacağız. Her ishal aynı değildir. Her neden farklı ishallere
neden olur.
Viral İshal:
En yaygın viral intestinal enfeksiyonlar (enteritis) canine
parvovirus ve coronavirus'dür.
Bunlar köpekler arasında sulu ve kanlı ishale neden olarak bağırsaklarda
şiddetli enflamasyona yol açan bulaşıcı viral hastalıklardır. Her
zaman ateş ve kusma ile birlikte görülürler. Yavru köpekler destekleyici
bakım yapılmazsa kolaylıkla su kaybına uğrar. Beş ayın altındaki
yavrularda ölüm oranı yüksektir.
Bakteriyal İshal: Yememesi gereken şeyleri yiyen yavru köpeklerde bağırsaklarda
bakteriyal enfeksiyonlar (enteritis) oldukça yaygındır. Pek çok
insan bunları besin zehirlenmesi olarak sınıflar. Salmonella
en yaygınlarıdır. Kötü yiyecekler, çiğ tavuk eti ve hayvan dışkılarında
bulunur. Bu enfeksiyonlar kusma, ateş, şiddetli karın ağrısı ve
koyu renkli kanlı dışkı ile birlikte görünür. Antibiyotik ve destekleyici
bakım şarttır. Bu enfeksiyonlar virallar kadar bulaşıcı değildir.
İnsanlar da Salmonella kapabileceği için insan yiyeceklerinin kontemine
olmamasına büyük dikkat edilmelidir.
Protozoal İshal:
En yaygın iki protozoal ishal Giardiasis
ve Coccidiois'tir.Bu küçük organizmalar
enflamasyon ve mukus sekresyonuna neden oldukları ince ve kalın
bağırsaklarda çoğalır. Yavru köpeklerde genellikle haftalar hatta
aylar boyunca yumuşak, mukuslu ya da kanlı ishal gözlemlenir. Giardiasis
dışardaki su kaynaklarında sık rastlanır. Vahşi hayvan ve su kuşlarının
dışkıları da ayrıca protozoanın enfekte edebilen safhasını taşır.
Pek çok köpek enfekte kuş ve vahşi hayvan dışkısı yiyerek hastalığı
kapar. Coccidiosis pek çok köpeğin birlikte bakıldığı köpek çiftliklerinde
gözlenir. Enfekte dışkıyla geçer. Protozoal enfeksiyonlarının tedavisi
anti-protozoal ilaçlarla yapılır. Engellemek için köpeğin dış su
kaynaklarından su içmemesi ve vahşi hayvan dışkılarından uzak durması
gerekir.
Parazitik İshal:
Yavru köpeklerdeki ishalin belki de en büyük nedeni iç parazitlerdir.
Araştırmaların doğan yavruların % 80'inin solucan denen parazitlerle
birlikte doğduğunu ortaya koymuştur. Birbirinden farklı bir kaç
bağırsak solucanı varıdr. Çoğu solucan sulu, koyu renkli ve pis
kokulu dışkılamaya neden olur. İlerleyen safhalarda kan da gelir.
Pek çok diğer belirti veteriner hekimin bağırsak solucanı tanısı
koymasına yardımcı olur. Her solucan için ayrı ayrı ilaç mevcuttur.
Bundan dolayı, doğru tanı ve tedavi büyük önem taşır.
Otoimmun İshal:
Otoimmun ve allerjik hastalıklar köpeklerde şiddetli ishale
neden olabilir. En sık tanısı konan iki hastalık besin
allerjileri ve lymphcytic-plasmacytic
enteritis'dir. Besin allerjisi köpek allerjik olduğu bir
besin maddesini yediğinde gerçekleşir. Lymhocytic-plasmacytic enteritis
ise sindirimin bozulduğu ve enflamasyonun başladığı bir durumdur.
İki bozukluk da sindirimde azalmaya; yağlı açık renkli ishale, kilo
kaybına ve aşırı gaza neden olur. Bazı Lymhocytic-plasmacytic enteritislerin
besin allerjisinden kaynaklandığına dair kanıtlar olduğundan iki
hastalık çakışabilir.
En fazla etkilenen iki ırk Alman
Çoban Köpeği ve Basenji'dir.
Hastalanan yavrular dört veya beş aylıkken fark edilir derecede
zayıftır. İyi yemelerine rağmen kilo alamazlar. Dışkıları yağlı,
yumuşak ve sarıdır.Test edildiğinde bu köpeklerin çoğunun soya,
mısır ya da diğer besin gruplarına da allerjileri vardır. Bazılarının
enzim katkısı gerektiren pankreatik enzim eksiklikleri vardır.
Tanı bağırsağın iç duvarından yapılan
biopsiyle mümkündür. Bu vakaların tedavisi köpeğin allerjik olduğu
besin maddesinden kesilmesi, pankreatik enzim takviyesi yapılması
ve enflamasyonu engellemek için kortizon tedavisi yapılmasıdır.
Allerjik köpekler için kuzu ve pirinç dietleri mükkemmel sonuç vermektedir.
Hastalık genellikle iyileşmesine rağmen bu köpekler asla ideal kilolarına
ulaşamaz.
Besinsel bozukluklar:
Bu köpeğin yememesi gereken bir şeyi yemesi demektir. Köpekler ot,
yaprak, toprak, halı, paspas, kendi ve diğer hayvanların dışkıları
ve çocuk oyuncakları gibi şeyler yiyebilirler.Tüm bu şeyler bağırsaklardan
geçerken şiddetli ishale neden olabilir. Bağırsaktan geçtikten sonra
genellikle ishal kendiliğinden düzelir. Köpek sahipleri bu materyelleri
genellikle dışkıda gördüklerini söylemektedir. Materyal dışarı çıktığı
sürece pek tedavi gerektirmez.
İshalın tanısı bazen oldukça karmaşık
bir işlemdir. Testler genellikle belirli nedenleri elemek için yapılır.
İshal sadece bir ya da iki kez olmuşsa çoğu veteriner hekim tanısal
bir test yapma zahmetine girmeyecektir.
Nedeni ne olursa olsun ince ve kalın
bağırsaklardan dışkı geçişini yavaşlatmaya yardım edecek bazı evrensel
tedaviler mevcuttur. Eğer köpeğiniz aşağıdaki tabloda bahsedilen
ishallerden birine yakalandıysa veteriner hekiminizin talimatlarını
izleyin. Sıradan bir ishal şu şekilde tedavi edilebilir:
-
Günde üç ya da dört defa küçük
öğünler halinde hafif yiyeceklerle (tavuk ve pirinç ya da haşlanmış
et ve pirinç) besleyerek
-
Peynir , ekmek, sade yoğurt, patates
ya da şehriye gibi diğer türden hafif şeyler vererek
-
Loperamide ve sakinleştirici bizmut
sıvısı gibi anti-ishal yapıcı ilaçlar vererek
-
Sindirime yardımcı olan bakteriyel
çoğalmayı sağlayacak intestinal antibiyotikler kullanarak
-
Sindirime yardımcı olan Acidophilus
bakterisini (aktif kültür yoğurdunda bulunur) kullanarak
Yaygın İshal Neden ve
Tipleri
| |
Neden
Olan Ajanlar |
İshalin
Görünüşü |
| Viral |
Canine Coronavirus
Canine Parvovirus
Canine Distemper Virus |
sulu ve kanlı
dışkı
sulu ve kanlı dışkı
sulu ve kanlı dışkı |
| Bakteriyal |
Salmonella
Campylobacter
Shigellosis |
kanlı, koyu renk
dışkı
kanlı, koyu renk dışkı
kanlı, koyu renk dışkı |
| Protozoal |
Giardiasis
Coccidiosis |
mukuslu sulu dışkı
mukuslu kanlı dışkı |
| Parazitik |
Yuvarlak solucan
Kancalı solucan
Kamçılı solucan |
pis kokulu gevşek
dışkı
pis kokulu gevşek dışkı
sulu ve kanlı dışkı |
| Otoimmun |
Şeritler
Lymhocytic-plasmacytic enteritis
Besin allerjisi enteritisi |
hafif yumuşak
dışkı, rektal kaşıntı
gevşek, yağlı sarı dışkılı enteritis
gevşek, yağlı ve sarı dışkı |
Kulak Bakımı
Çoğu köpek yaşamlarının çeşitli dönemlerinde
otitis externa (kulak kanalı enflamasyonu) 'dan şikayetçi olur ve
% 10'nda bu hastalık tekrarlar. Nedenleri çeşitlidir. Bazıları tespit
edilirken bazıları edilmeyebilir.
Dış kulak içinde mumsu bir tabaka oluşarak
kulak kanalına giren toz ve diğer konteminantları tutar ve dışarı
atılmalarını engeller. Kulak kanalının daralması ya da kulak kanalı
içindeki deri yüzeyini etkileyen konteminasyonu ya da enflamatuvar
durumu uzaklaştıracak taşıyıcı sistemdeki bozuklukların hepsi kulak
kanalı içinde enflamasyon ve enfeksiyon oluşumuna neden olabilir.
Poodle gibi kulak içlerinde fazla tüy
olan ırklarda materyallerin içerde kalma ihtimali daha yüksektir.
Spaneillerdeki gibi düşük kulaklar enfeksiyon oluşumuna neden olacak
nemli ve sıcak ortam oluşturmaya daha uygundurlar. Bu köpeklerde
sürekli kulak rahatsızlıkları gelişebilir.
Akut Enfeksiyonlar
Kulak kanalı hastalıklarına özellikle
yatkın olmayan köpeklerde ise bazen akut kulak enfeksiyonları nüksedebilir.
Yüzme sonrası gibi bakteriyal kulak
enfeksiyonları kulakta konteminasyona yol açar. Uzun süre anti-bakteriyel
tedavi gören ya da bağışıklık sistemi baskılanmış olan köpeklerde
mantar enfeksiyonları görülebilir. Uyuz miteları ve özellikle de
otodectes cyanotis (kulak miteları)ndan kaynaklanan parazitik
enfeksiyonlar yavru köpeklerde oldukça yaygındır.
Yaz aylarında bitki tohumları uçuşmaya
başladığında kulağa yabancı bir cisim kaçma vakarında artış görülür.
Yabancı cisimler genellikle enfeksiyona neden olursa da çoğunlukla
kulak kanalını tıkar ve çıkarılmaları gerekir.
Belirtiler
Kulak problemlerinin belirtileri şiddetli
kaşıntı, pembeleşme ve kulak çevresinde ateş gibi enflamasyon belirtileri
ile kulak akıntısıdır. Kulak miteları durumunda akıntı genellikle
koyu kahverengi ve ağırdır.
Bazı köpekler kulak ağrısından boyun
tutulmasına benzer bir durum yaşarlar ve bu durum yemek yemelerini
engeller. Kulak zarının patladığı ve orta kulak enfeksiyonunun
gerçekleştiği şiddetli vakalarda denge kaybı bile olabilir.
Aşırı baş sallama, kulak kepçelerindeki
kılcal damarların patlayıp şişmesine neden olduğu sekonder aural
heamatoma'ya neden olabilir. Bu çoğunlukla drenaj ve altta yatan
kulak enfeksiyonunu tedavi etmek için anti-enflamatuvar tedavi gerektirir.
Bazen de cerrahi müdahale gerekebilir.
Çabuk veteriner hekim tanısı tedavi
için şarttır. Tavsiye edilemeyen ilaçların kullanılması hastalığı
uzatabilir.
Veteriner hekiminiz otoskop kullanarak
kulak kanalından aşağa bakıp problemi belirleyebilir. Bakteryal
ya da mantar enfeksiyon veya kulak mite'ı belirtisi görülebilir.
Gerektiğinde kazıntı alınarak problemin tanısı kolaylaşabilir.
Tedavi
Tedavi genellikle kulak kanallarının
hypo-allerjenik temizleyicilerle temizlendikten sonra kulak damlası
kullanılmasıyla yapılır. Uygun tedavi hastalığın mantar, parazit
ya da bakteri tarafından gerçekleşip gerçekleşmediğine bağlıdır.
Çoğu vakada anti-enflamatuvar ajanlar içeren kulak
damlaları ağrıyı hafifletirken aşırı akıntı oluşumunu da durdurur.
Şiddetli vakalarda antibiyotik ya da anti-enflamatuvar tablet ya
da enjeksiyonlar gerekebilir.
Kulak enfeksiyonları genellikle en
az üç haftalık uzun bir tedavi gerektirir. Köpek daha iyi hissetmeye
başladıktan bir kaç gün sonra tedavi kesilirse hastalık tekrarlayacaktır.
Otodectes mitelarının sadece erişkinleri laçla öldürüldüğünden yumurtadan
çıkanları da öldürmek için tedavi en az üç hafta sürdürülmelidir.
Köpeği kulak hastalıklarına yatkın
kılan altta yatan nedenler de bu arada ortadan akldırılmalıdır.
Dar kulak kanalına ya da düşük kulaklara sahip köpeklerin kulakları
iki haftada bişr temizlenmelidir.
Bazı vakalarda kanalın dış duvarının
alınması sekresyona bağlı tıkanmaları engellemek ve hava geçişini
sağlamak için tek yoldur.
Kulak problemlerini tetikleyen allerjik
köpeklerin allerjik reaksiyonlarının kontrolü önemlidir. Bu mümkün
değilse, uzun dönem anti-enflamatuvar ya da antihistamin tedavisi
gerekli olabilir.
Kulakların temiz tutulması bu hastalıkların
gelişimini büyük ölçüde engelleyebilir. Problemle karşılaşıldığında
veteriner hekiminizin tavsiyelerine uymak çok önemlidir.
Kısırlaştırma
Faydalıdır.
Kısırlaştırma için en ideal zaman yavru
altı aylığı geçtikten hemen sonradır. Bu yaşın seçilmesinin nedenleri
aşağıda verilmiştir:
Dişi için: Çoğu dişi altıncı ayından önce regl olmayacağından ilk kanmasını
geçirdikten sonra kısırlaştırılması yerinde olacaktır.
Faydaları
-
Regl dönemlerinde kanlı lekelere
son
-
Çiftleşme ve istenmeyen yavruların
doğma şansı ortadan kalkar
-
Çiftleşme dönemlerindeki davranış
değişiklikleri (huzursuzluk, saldırganlık, gezinme istekleri
ve sızlanma) önlenmiş olur.
-
Estörejen hormunun yokluğu meme
kanseri oluşumunu engeller. İkinci regl döneminden önce kısırlaştırılan
köpeklerin ileriki yaşlarda meme kanseri olma olasılığı % 95
azalmaktadır.
-
İdrar yolu ya da rahim kanseri
riskinden kurtulma
-
İstenmeyen yavruların doğumunun
engellenmesinde önemli bir faydanız dokunacaktır. Her yıl binlerce
köpek bakacak kimseleri olmadığından uyutulmaktadır.
Dezavantajları
-
Mama tüketimine dikkat edilmediğinde
kilo alımı söz konusu olabilir.
-
Kısırlaştırılmış bir dişiyi üretemez
ya da show'lara çıkaramazsınız.
-
Bazı köpeklerde aktivite azalması
olabilir.
-
Bazı ırklar anezteziye duyarlı
olduğunan köpeğinizin kulübüne ve veteriner hekiminize bu konuda
danışmayı unutmayın.
Erkekler için:
Bir yaşına geldiklerinde erkeklerin kısırlaştırılma
kararı verilebilir. Altıncı ayında çoğu erkeğin fiziksel özellikleri
gelişmiş olduğundan kısırlaştırma büyümelerini engellemeyecektir.
Faydaları
-
Testisler alındığından testesteron
hormonu üretilmez olur ve erkek köpeğin davranışları daha kontrol
edilebilir bir hal alır. Bölgesini işaretlemez, diğer erkeklere
saldırganlığı azalır, dominantlığı azaldığından itaati artar,
eş aramak için gezinme gereksinimi duymaz ve insan ve diğer
objelerle seksüel hareket içinde bulunmayı keserek kimseyi utandırmaz.
-
Testis kanseri engellenir.
-
Tüm prostat hastalıkları engellenir.
-
Çoğu insan ksıırlaştırılmış erkek
köpeği daha uygun bir ev köpeği bulur.
-
İstenmeyen yavruların doğumuna
engel olmada faydalı olursunuz.
Dezavantajları
-
Mama tüketimine dikkat edilmediğinde
kilo alımı söz konusu olabilir.
-
Kısırlaştırılmış bir erkeği üretemez
ya da show'lara çıkaramazsınız.
-
Bazı köpeklerde aktivite azalması
olabilir. Bu yavru koruma, iş ya da yarışmalar için eğitilecekse
bir problem olabilir.
-
Bazı ırklar anezteziye duyarlı
olduğunan köpeğinizişn kulübüne ve veteriner hekiminize bu konuda
danışmayı unutmayın.
Diş
Bakımı
Pek çok kişi diş hastalıklarını sadece
yemede güçlük, dişle alakalı problemler ya da kötü ağız kokusu olarak
değerlendirir. Diş bakımına önleyici kısmından bakmazlar. Aslında
bizim gibi köpekler de diş çürükleri ve tartar oluşumundan şikayetçi
olabilir ve tıpkı bizim gibi düzenli bakım olmazsa klinik diş hastalıkları
kaçınılmazdır.
Düzenli diş bakımı ile köpeğinizde
haftalar ya da aylar süren diş ağrısının, anestezi ve cerrahi müdahale
riski ile ödemeniz gereken yüklü faturanın önüne geçebilirsiniz.
Yine de her köpek yaşamlarının belli
bir döneminde diş bakımına gerek duyabilir.
Yavru Dişleri
Diş bakımı yavruyken başlar. Yavru
köpeklerin hırlamadan ve parmaklarınızı çiğnemeye çalışmadan diş
ve dişetlerini kontrol etmenize alıştırılması gerekmektedir. En
baştan itibaren işi sıkı tutarsanız yavru bu kontrollere alışacaktır.
Ayrıca köpeğiniz erişkin olduğunda veteriner hekiminiz parmaklarını
kaybetmeden dişlerini muayene edebilme fırsatı bulur.
Çoğu yavru 4-5 haftalıkken süt
dişlerini çıkarmaya başlar. Bu da yavru size geldiğinde ilk geçici
dişlerine sahip olacağı anlamına gelir.
Yavruyu gördüğünüz ilk anda çenelerinin
doğru kapanıp kapanmadığını kontrol edin. Alttan (undershut) ya
da üstten (overshut) kapanması erişkin olduğunda bu probleme eğilimli
olduğu anlamına gelebilir.
Yavrunun erişkin dişleri 4-6 aylıkken
çıkmaya başlar. Süt dişlerinin bu sırada dökülmemesi erişkinlerin
dişlerin çıkışında problem yaratabilir. Bu nedenle operasyon gerekebilir.
Bu durum özellikle köpek dişlerde sık rastlanabilir.
Köpek 9-12 aylık olduğunda hala süt
dişlerini dökmediyse bu dişlerin çekilmesi gerekir. Bazı durumlarda
bu operasyon kısırlaştırmayla beraber yapılabilir.
Köpeğiniz diş döker ve çıkarırken ona
kemirecek oyuncaklar vermeyi ihmal etmemelisiniz. Ona sert plastikten
parçalanıp yutulmayacak ya da diş etlerine zarar vermeyecek oyuncaklar
sağlayın.
Yavru köpeklerin neyin kendilerinin
ve kemirilebilir ve neyin kemirilemez ve sizin olduğu konusunda
kesin kurallara gereksinimleri vardır. Fikrini değiştirdiğinde toksik
olmayan; fakat "Acı Elma Spreyi" gibi tadı kötü ürünlerle
kemirmek istediği eşyaları caydırıcı kılabilirsiniz.
Dişlerin Kontrol Edilmesi
Köpeğinizin ömrü boyunca haftalık kontrollerde
köpeğinizin gözlerine, kulaklarına baktığınız gibi dişlerine de
bakmalısınız. Önce dudaklarını kaldırarak diş etlerine bakın. Daha
sonra bir elinizle alt çeneden diğeriyle üst çeneden tutarak ağzı
açın. Başı hafif geri çekmek dişlerin iç yüzeylerini de gömenizi
kolaylaştıracaktır. Böylece dili de net bir şekilde görme imkanınız
olacaktır.
Köpeğinizin diş etinin rengine bakmanız
kan dolaşımı hakkında size bilgi verecektir. Sağlıklı bir pembe
renginde olmalıdır. Soluk renkte ya da mavimsiyse veteriner hekiminizden
randevu alma zamanınız gelmiş demektir. Diş etlerine bakarken görünürde
her hangi bir şişlik olup olmadığına da dikkat edebilirsiniz. Bazı
köpeklerin diş etlerinde yaşlandıkça tümör oluşabilir.
Erken teşhis tedaviyi kolaylaştıracaktır. Kist ve tümörler diş etlerinde
olduğu gibi dil altında da olabilir.
Diş etlerini incelerken diş köklerinin
rengine de bakın. Pembemsi veya kırmızı ise bakteriyal diş eti hastalığı
belirtisidir. Bu hastalık kan dolaşımıyla diğer organları da etkileyebilir.
Köpeğinizin diş etlerine bakmışken
onun dişlerini de kontrol edin. Bizimkiler gibi beyaz olmalıdırlar(
bazı köpeklerin yavruyken belirli antibiyotik tedavisi nedeniyle
dişlerinde renklenme görülebilir).
Tartar ya da kalkülüs (salya ve plakdan
oluşan kabuk benzeri oluşumlar) diş köklerinden başlayarak kahverengimsi
bir renklenmeye neden olur.
Düzenli fırçalama tartar ve plak oluşumunu
engellese de parlatma gerekebilir. Diş hastalıkları ve diş kökü
enfeksiyonlarına yol açabilirler.
Dişeri kontrol ederken kavga ya da
sert cisimler çiğnendiği için kırılan ya da çatlayan dişleri de
fark edebilirsiniz. Hasarlı diş bir probleme yol açmaya bilmesine
rağmen bazı durumlarda kökdeki enfeksiyon nedeniyle kök kanalının
dolsuurlması gerekebilir.
Köpeğinizin dişinde her hangi bir operasyon
yapılacaksa genel anestezi yapılması gereklidir. Köpekler veteriner
masasında sakince ağızları açık beklemeyi anlamayacaktır.
Genel anestezi her zaman bazı riskler
taşıyabilir, özellikle de yaşlı köpeklerde. Ancak, modern anestezilerle
yaşlı köpekleri daha güvenle operasyona alabiliyoruz.
Bireysel olarak anestezinin potansiyel
tehlikesi, kalbin kontrolü, karaciğer, böbrek ve diğer organların
iyi çalışıp çalışmadıklarını anlamak için ön anestezik kan testi
yapılarak değerlendirilebilir.
Dişlerde tartar oluşumu varsa dental
forsep ile alınabilir; fakat insanlarda da kullanılan dental
descaler (?) daha uygundur. Bu işlemlerden sonra tartar oluşumu
yine ve hızla olacağından cilalama yapılmasında fayda vardır.
Diş etleri çekilmeye başladıysa
dişlerin temizlenmesi ve antibiyotik tedavisi tüm gerekli
olandır. Ancak, bazı durumlarda diş kökleri de dişler gibi enfekte
olabilir.
Diş çekildikten sonra boşluk temizlenip
çevresi dikilmesi gerekebilir.
Diş tedavsisinden sonra antibiyotik
uygulama gerekebilir. Çoğu bakteri ağızdan girdiği için bu önemlidir.
Çoğu köpek diş hastalıklarından şikayet
etmese de edenler vardır. Düzenli kontroller olası bir problemin
fark edilip tedavsisini hızlandıracaktır.
Köpeğin yedikleri de çok önemlidir.
Yumuşak şeyler yiyen köpeklerde diş hastalıklarının oluşma riski
daha yüksektir. Bu nedenle tüm köpeklerin sert şeyler çiğneme isteklerinin
karşılanması önemlidir.
Köpeklere parçalara ayrılıp sindirim
sisteminde tıkanma ve kanamalara neden olacağından , ayrıca diş
eti kanamalarına hatta diş kırılmalarına neden olabileceğinden
kemik verilmesindense özel kemirme kemiklerinin tercih edilmesi
daha doğrudur.
Dişlerin Temizlenmesi
-
Köpek diş macunu ve çocuk
ya da köpek diş fırçası kullanın
-
Köpeğin dişlerinin fırçalanmasına
alışması için ona zaman tanıyın
-
Dairesel hareketlerle diş
etlerinden dişin ucuna doğra yavaş yavaş fırçalayın
-
Haftada iki defa tekrarlayın
|
bölüm
3 a)buyuk ırk kopeklerin
beslenmesi |
b)
kalca cıkıgı nedir ? ( hip dysplasia) |
b)kalca
cıkıgı |
d)
kazalarla basa cıkma |
| |
|
|