Büyük
Irk Köpeklerin Beslenmesi
Yaralanmalar, Kırık Çıkıklar Kazalar, Zehirlenme, yılan sokması
Büyük ırk köpeklerin besinsel ihtiyaçları
farklıdır. Yavru sahiplerinin dengeli köpek mamalarının dengesiyle
oynarak ve daha iyi şeyler yapayım derken köpeğin iskelet
sistemine çok daha büyük zarar vermeleri gerçekten de üzerine düşünülmesi
gereken bir konudur.
Sadece 15 sene önce Danualar 60-65
kg'da erişkinliğe ulaşırken şimdi 72-81 kg erişkin ağırlıkları haline
gelmiştir. Yavruların gelişimindeki bu artışın görmezden gelinmesine
artık bir son verilmelidir. Bir veteriner hekim, kliniğine getirilen
köpeklerin büyük bir çoğunluğunun dört ayda erişkin boyutlarına
ulaştığına dikkati çekmektedir.
Bu durum, iskelet hastalıkları gerçeğini
de beraberinde getirmektedir. Bazı mitlerin tersine köpekler bu
hastalıklara karşı korunmalıdır.
İnsanoğlu ve köpeklerin 15 000 yıllık
geçmişine baktığımızda güzellikleri, üretim amaçları
ve özellikle de boyutlarının ana beslenme nedenleri olduğunu görmekteyiz.
Ne yazık ki beslediğimiz köpeklerin erişkin olduklarında sahip olacakları
etkileyici boyutlarını köpek henüz büyürken de görmek istiyoruz.
Aslında genetik olarak belirli olan büyüme oranı beslenme
ile direkt alakalı değildir. Kötü beslenme negatif etkileyebilmesine
rağmen takviyeler vs daha iri bir köpek için garanti teşkil
etmez. Biraz ürkütücü gelecek; ama bir çok köpek sahibi iri ve ağır
bir yavrunun sağlıklı olduğuna inanmakta ve yavrudaki yağlanmanın
sebebini köpeğin iştahına bağlamaktadır. Üreticiler de iri ve çabuk
gelişen yavrulara sahip olmaya çalışmaktadır. Bazı köpek sahipleri
köpeklerini daha iri yapabilmek için yanlış besleme yöntemleriyle
hayvanları buna zorlamaktadır. Bütün bunlar büyüme oranlarını arttırıken
madalyanın diğer yüzü olan "Gelişim İskelet Hastalıkları"nın
artışına neden olmaktadır.
Beslenme ve Kemikler
En sık konu edilen gelişim iskelet
hastalıklarının başında Osteokondrosis (OC) ve Kalça Displazisi (HD) gelmektedir.
Bazı duurmlarda tam olarak gelişmemiş kemiklerin "büyüme plakları"
adı verilen bölgelerinde (katmanlarında) bozukluk meydana gelir.
Bu da kemik ve eklem deformasyonu ve atritis gibi iskelet problemlerine
öncülük etmektedir.
"Büyük ırk yavru köpeklerinde
gelişim ilk dönemlerinde aşırı kilo alımı HD riskini arttırır."
Osteokondrosis
OC durumunda büyüme plağı kartilagonun
kemikleşmesi aksar. Omuz, dirsek, diz, kalça ve vertabralar etkilenen
bölgelerdir. İki yaşından küçük köpeklerde kartilagonun incelip
alttaki dokulardan ayrılması atritise neden olur. Kartilago kıkırdak
bölgesinin baş kısmından koparsa osteokondrosis disekans (OCD) denilen
ve ameliyet gerektiren bir durum baş gösterir.
Kalça Displazisi
Kalça displazisi ya da HD baldır ekleminin
zayıf ve uyumsuz gelişiminden kaynaklanır. Bacağın üst kısmı baldır
soketine uyum sağlayamaz. Sonuçta eklem kıkırdağı ve eklem kapsülü
zarar görür. Ağrı ve topallama, hastalığın gelişmeye başladığı ilk
bir sene içinde gözlenmeye başlar. Daha sonra dejeneratif eklem
rahatsızlıkları baş gösterene kadar ağrılar azalabilir.
Riski Azaltma
Korumada şunlar prensip haline getirilmelidir:
-
En az üç nesillik genetik takip
-
Büyük ırk köpek sahiplerinin gelişim
kemik hastalıkları konusunda bilgilendirilmesi
-
Sınırlandırılmış egzersiz
-
Büyüyen köpeklerin içinde bulundukları
döneme uygun olarak formüle edilmiş mamalarla beslenmesi
-
Mamaya hiç bir ilave yapılmaması
(kalsiyum vs)
Gelişim Hızlandırılmalı
mı?
Çabuk büyüme gelişim kemik hastalıklarının
oluşumunda bir köprüdür. Büyük ırk köpekler genetik olarak zaten
hızlı gelişim gösterdiklerinden daha fazla risk altındadır. Büyük
ırk bir köpek ilk bir yılında bir insanın ilk 14 yılında gösterdiği
büyümeyi sergiler. Bu genetik potansiyel abartılı egzersiz, aşırı
besleme ve dengesiz mineral katkısı gibi faktörlerle negatif karakter
kazanır.
Beslenmenin Önemi Büyüktür.
Her ne kadar diet asıl neden olmasa
da enerji (kalori) bakımından yoğun besleme, mineral ve vitaminlerin
arttırılması iskelet gelişimi ve total vücut ağırlığının artmasına
neden olur. Yavruların aşırı beslenmesi halinde hızlı büyüme
ile beraber kemik ve eklemlerde OC belirtilerinin görülmesi yadırganmaması
gereken bir durumdur. Ayrıca kilo artışının, iskelet gelişiminden
daha hızlı gerçekleşmesi halinde daha yeterince gelişmemiş iskelet
bu ekstra ağırlığa dayanamaz. Diğer yandan HD oluşumu son yıllarda
büyük artık göstermiştir.
Köpeklere verilen mama, besinsel kontrol
daha kolay olduğundan büyük önem taşımaktadır. Gelişim dönemlerindeki
dengesiz beslenme hayatlarının ileriki dönemlerinde sağlıklarının
kötü yönde etkiler.
Günümüzde büyük ırk köpek yavrularının
gelişimlerini dengeli olarak kontrol eden özel mamalar formüle
edilmiştir.
Asıl ilginç olan; köpek sahiplerinin
sözde bu hastalıkların önüne geçmek amacıyla yavruların mamalarına
kalsiyum ekleyerek durumu umduklarının tam tersine çevirmeleridir.
Kalsiyum pek çok besin maddesinden (kemik, süt, peynir vs) kolaylıkla
elde edilebilen yaygın bir mineraldir. Bu nedenle kalsiyum eksikliğinden
çok fazlalığından kaynaklanan iskelet hastalıklarına daha sık rastlanmaktadır.
Yavru gelişme dönemi boyunca besinsel olarak aldığı tüm kalsiyumu
kemiklerinde depolayarak negatif gelişime yol açar. Erişkin köpek
vücuda alınan kalsiyumu dengeleyebilmesine rağmen genç köpekler
metobalizmalarında bu minerali depolar.
Eskiden köpek mamalarında bulunan protein
miktarının bahsedilen bu hastalıklarla alakalı olduğu düşünülürdü.
Son dönemlerde yapılan araştırmalar mamalardaki protein miktarının
gelişim kemik hastalıklarına neden OLMADIĞINI göstermiştir.
Kalça
Çıkığı (Kalça Displazisi)
Kalça çıkığı köpekleri etkileyen en
yaygın ortopedik hastalıklardan biridir. Her yaştan köpekte görülebilir.
Şiddetli bir şekilde etkilenen köpekler genç yaşta belirtiler göstererek
ilerki yaşlarda sürekli ağrı ile karşı karşıya kalabilirler. Yaşam
kalitelerini koruyacak kadar ağrıları kontrol edilemediğinden bazıları
uyutulmak zorunda bile kalabilir. Daha hafif vakalar yürüme ve ayağa
kalkmada güçlük çektikleri kalça atritisine (eklem yangısı)
eğilimleri olduğundan köpeğin ilerleyen yaşıyla birlikte daha belirginleşebilir.
Kalça Çıkığı Nedir?
Kalça çıkığı tam kelime anlamıyla kalça
eklemlerinin anormal gelişimidir. Femurun (baldır kemiği)
yuvarlak ve pürüssüz olması gereken baş kısmı sıkıca pelvisdeki
(kalça kemiği) sokete (oyuğuna) yerleşeceği yerde femoral baş kısmı
daha az yuvarlak ve oyuk daha geniş ve sğdır.
Bu eklemlerin birbiriyle normalden
daha gevşek tutunmasına neden olur. Femoral baş kısmın soket içinde
sağa sola hareketi arttığından inflamasyon (yangı), ağrı ve sonuç
olarak eklem içinde yeni bir kemik formasyonu baş gösterir. Bu yeni
kemik eklemei stabilize etmeye yardımcı olabilse de atritisle ilgili
problemlere neden olur.
Kalça çıkığının gelişiminde bir kaç
faktör sayılabilir.
Yavru köpeğin genetik mirası önemli
bir elementtir; ancak gelişme döneminde beslenme ve egzersiz de
önemli rol oynar.
Hastalığın rstlanma olasılığı fazla
olan bir ırk (Alman Çoban Köpeği, Retrieverlar ve Rottweiler vs)
alınacaksa anne ve babalarının kalça durumları hakkında bilgi sahibi
olmak gerekir. Önemli üreticiler köpeklerinden yavru almadan önce
köpeklerinin kalça sağlıklarını test ettirerek garanti altına almaya
çalışırlar. Yavruyu seçtikten sonra her ne kadar sadece şiddetli
vakalar bu kadar erken yaşta tespit edilebilse de veteriner hekiminizce
kalçanın kontrol ettirilmesinde fayda vardır.
Belirtiler
Bir yaşın altındaki yavru köpeklerde
kalça çıkığı, topallama, çömelerek ya da zıplayarak yürüme ve gergin
adımlarla kendini gösterir. Ek olarak ağrının olduğu tarafta adale
kaybı olurken dengede tutan diğer tarafta daha fazla adalelenme
görülebilir. Hasta köpekler ağırlıklarını ön bacaklarına verdiklerinden
arka bacakları daha zayıf kalırken ön kısımları daha gelişmiş bir
görünüm sergiler.
Daha yaşlı köpeklerde benzer belirtilerkalça
eklemlerindeki atritik değişmeler nedeniyle yavaş yavaş gelişebilir.
Bu tür köpeklerin üzerinde yapılan
klinik muayene eklemde gevşeklik ve ağrı ortaya koyar. Eklemin gevşekliği
için yapılan spesifik testler asetabulum (kalça soketi) içindeki
femurun baş kısmının anormal hareketeini ortaya koyacaktır.
Röntgen eklemlerin anormal durumunu
ve atritik değişimleri göstermede kullanılabilir. Yine de, kalça
çıkığıyla alakalı ağrının bir kısmı röntgen ile her
zaman görüntülenemeyen yumuşak doku anormallikleriyle alakalı olabilir.
Röntgen zararsız kemik değişiklikleri belirlese de ağrıyı kontrol
etmek ve gelecek problemleri azaltmak için tedavi gereklidir.
Tedavi
Çoğu vakada en uygun tedavi anti-inflamatuvar
ağrı kesiciler, sınırlandırılmış egzersiz ve dikkatli kilo kontrolü
çevresinde odaklanır. Genç köpeklerde egzersizin sınırlandırılmasının
yanı sıra büyüme hızının düşürülmesi ve uzun süreli kilo kontrolü
atritis gelişimini düşürebilir. Tasmasız uzun koşular yerine tasmayla
kontrollü yürüme, kalça çevresindeki yumuşak doku yapılarına olabilecek
hasarı azaltması açısından önemlidir.
Kalça çıkığı olan yavrunun tasmasız
egzersiz yapması en az 12 ay engellenmelidir. Yüzme, yer egzersizinin
meydana getirdiği baskıyı azaltarak etkilenen eklemlerdeki hareketliliği
korumak ve adaleleri güçlendirmek için faydalı olabilir. Bazı
veteriner hekimler eklemleri destekleyen adalelerin gelişimine yardımcı
olmak için anabolik steroid enjeksiyonları yapabilir. Beslenme ve
egzersiz kontolü ve anti-inflamatuvar ağrı kesici kullanımı ile
topallayan genç köpeklerin % 75'i 12-15 aylık olduklarında normal
ya da normale yakın olurlar.
Köpeklerin çoğunluğunda cerrahi operasyon
uygundur. Acetebulum içinde femural baş kısmın yerine oturmasına
yardım edebilecek pektinal kastan girilmesinden, kemiğe girilerek
onları tekrar hizalamak için yapılan üçlü pelvik osteotomiye ve
femoral baş kısmının ve asetebulumun çıkarılarak yerine sentetik
baş ve soket konduğu tüm kalça değişimine kadar değişebilen bir
kaç çeşit operasyon vardır.
Ek olarak, femoral baş kısmın alınması
ve femurun gövde ve kalça soketi arasında sahte eklem oluşumu küçük
köpeklerde etkili olabilir.
Cerrahi yöntemler, bildik medikal tedavilerden
potansiyel olarak daha fazla risk taşımakta ve çok daha pahalıya
gelmektedir. Ancak cerrahi müdahalenin gerekli olduğu vakaların
çoğunda potansiyel faydalar risklerin önüne geçer.
Doğru bakımla kalça çıkığı olan pek
çok köpek mutlu bir yaşam sürmektedir. Yine de hastalığın fiziksel,
duygusal ve maddi yanı oldukça fazladır.
BVA/KC Kalça Puanlama
Programı
Kalça çıkığına meğilli ırkların
damızlık dişi ve erkek köpekler bir yaşını geçtiklerinde kalça röntgenleri
alınır. Burada önemli olan köpeklerin sırt üstü bacakları açıkken
röntgenlerinin çekilmesidir. Bu en iyi kalça resmini veren pozisyondur.
Çoğunlukla bunun için genel anestezi gerekli olur. Röntgenler, soketin
derinliği, kemiklerin biçimi ve birbirlerine ne kadar sıkı uyduklarını
yansıtan her kalça eklemine puan veren bir uzmanlar paneline gönderilir.
Puanlar her kalça için 0-53 arasında
(tüm köpek için 0-106) değişir. Puan ne kadar az ise kalça o kadar
iyi durumdadır. Kalça puanları ırklarına göre ortalamanın altında
olan köpekler üretimde kullanılmamaldır.
Hastalığın çok nedenli doğası ve genetik
etmenin karmaşılığı nedeniyle BVA/KC programı tamamiyle mükemmel
değildir. Mükemmel kalça eklemlerine sahip köpekler de kalça çıkığı
olan yavrular doğurabilmektedir. Bu köpekler hemen üretim programından
çıkarılmalıdır. Benzer olarak, kötü kalça eklemlerine sahip köpekler
mükemmel yavrular doğurabilmektedir.
Yine de, bu program geleceğin köpeklerinden
kalça çıkığı riskini azaltmak için bildiğimiz tek yöntemdir. Ana
problem, dikkatli üreticiler bu programa bağlı kalsa da kötü kalça
eklemli yavrular üretilmeye devam edilmektedir. Anne ve babaları
kalça çıkığına karşı test edilenlerden daha ucuz olduklarından bu
tür yavrular hala daha pazar bulmaya devam etmektedir.
Kalça Çıkığı
(Hip Displasia)
Pek çok insanın kalça eklemlerini etkileyen
bir kongenital atritis (eklem yangısı) formu olduğunu düşünerek
bu hastalık hakkında yanlış kanılara sahip olduğunu fark ettik.
Kalça çıkığı olan köpeklerde şiddetli atritis görülmesine rağmen
atritis birincil problem değil, displazinin ikincil sonucudur.
Tanımı
Köpeklerde Kalça Çıkığı, eklemi desteklemesi
gereken adele, bağlayıcı dokular ve tendon gevşekliğinin neden olduğu
bazen iki kalçayı da etkileyen kalıtsal bir hastalıktır. İri, çabuk
büyüyen ırklarda daha yaygın olmakla beraber yavru büyüdükçe, normal
kalçalarla doğmuş olsa bile eklemler anormal gelişme gösterebilir.
Hastalığı daha iyi anlamak için köpeğin
kalça eklemine daha yakından bakalım.
Köpeğinizin kalça eklemi, arka bacağı
vücuda bağlayan soket-kemik başı biçiminde bir eklemdir.
Kemiğin baş kısmı femura (kalça ve diz arasındaki uzun kemik) aittir.
Soket (acetabulum da denir) ise pelvik (kalça) kemikde bulunmaktadır.
Bu iki yapı, normal köpekte soket içinde kemiğin baş kısmının serbestçe
hareket etmesine imkan tanıyan eklemi oluşturur.
Hareketi kolaylaştırmak için kemikler
birbirine mükemmel bir şekilde uyacak biçimdedir ve tendon ve eklem
kapsülü denen güçlü birleştirici doku bantlarınca bir arada tutulur.
Kemiklerin birbirine değdiği süngersi bir kıkırdak yüzey
ile kaplı bölgeye eklem yüzeyi denir. Normal köpeklerde bu faktörlerin
hepsi eklemin uyum içinde ve büyük bir stabilite ile çalışmasına
yardımcı olur.
Displastik köpeklerde bu kemikler bir
arada durmaz ve aslında birbirinden ayrı hareket eder. İki kemik
arasındaki eklem kapsülü ve tendon, bu iki kemiğin eklem yüzeylerinin
bir biriyle temasının ortadan kalkmasına neden olarak
gerilir. Bu iki kemik arasında gerçerkleşen ayrılmaya sabluksasyon
denir ve hastalıkla ilişkilendirdiğimiz tüm problemlerin nedenini
oluşturur.
İki kemik her hangi bir eklem içinde
temasını kaybederse çevresindeki adeleler onları bir arada tutabilmek
için büyük çaba sarfeder; fakat asla tamamen başarılı olamaz. Köpeğin
ağırlığı nedeniyle femoral baş kısım soketin içinde ve dışında hareket
etmeye başlar. Köpeğin her hareketiyle yastık görevi yapmaksızın
eklem yüzeyinde birbirine sürtünen iki kemik alan bulunmaktadır.
Bu kemikler birbirine temas edip birbirini
irite ettikleri her anda yeni anormal şekilli kemik gelişimi
başlar. Bu yeni anormal yapılı geliştikçe daha fazla iritasyona
yol açar ve durum böyle devam eder. Buna atritis denir ve bildiğimiz en ağrı verici durumlardan biridir. Bir bilardo
topuna benzeyen femoral baş kısım artık ayçiçeğe benzemektedir.
Femoral baş kısmı içinde tutabilen soket (acetabulum) ise artık
derinliğini kaybedip kemik parçacıklarıyla kaplıdır. Durum ilerleme
gösterdikçe daha fazla ve yeni anormal kemik oluşumları baş gösterir
ve ağrı artar.
Belirtiler
Hasta yavru köpekler 5-10 ay arasında
arka bacaklarını kullanırken hafif ile aşırı arasında derecelendirilmiş
rahatsızlık belirtileri göstermeye başlar. Genellikle uzun süreli
aktiviteden sonra köpeğin ayağa kalkmada ve yatmada zorlandığı fark
edilir. Hayatın ilerki dönemlerinde belirtiler daha tutarlı bir
hal olur ve aktivite düzeyi ne olursa olsun günlük olarak gözlenmeye
başlar. Aşırı ağrı çeken erişkin köpeklerin aktivitesinde azalma
olur. Koşmak ve merdiven çıkmakta isteksizleşirler. Ancak bazı köpekler
yürüyüşlerini değiştirerek eklemleri çok kötü etkilenmesine rağmen
ağrıyı azaltan hareket biçimleri geliştirebilir.
Tedavi
Geçmişte displastik köpeklerin tedavisi
ağrı kesiciler ve anti-inflamatuvar ilaçlarla ağrının azaltılması
ya da elimine edilmesi ya da cerrahi operasyonla sınırlıydı.
Bugün ise pek çok veteriner hekim ve köpek sahibi köpeklerine glucosamine
HCI, Chondroitin Sulfat ve C
Vitanimi içeren nutraceuticaller vererek inanılmaz gelişmeler
sağladıklarını rapor etmektedir.
Displastik köpeklerde kilo alımını
engelleyerek eklemler üzerindeki baskı azaltılmalı ve normal aktivite
düzeyi düzeyi ile adelelerin direnci korunmalıdır. Acı çektiğine
dair belirti veren köpeklere bufered (?) aspirin verilebilir. Ortopedik
bir yatak köpeğin rahat bir şekilde dinlenmesine imkan tanır.
Köpek erişkin olduğunda ağrılar dayanılmayacak
kadar arttıysa cerrahi operasyon gereklidir.
Tanı ve Önlem
Köpeklerde kalça çıkığı tanısının konması
bu yıkıcı hastalığın eliminasyonu için de umut sağlar. Sadece röntgen
ile tanı konabilir ve yine röntgen ile hastalığın önlenmesini umabiliriz.
Röntgen çekilmediği sürece arka bacaklarında topallık gözlenen bir
köpek konusunda olumlu düşünemezsiniz. Yine röntgen çekilmeden topallamayan
bir köpekte de kalça çıkığı hiç olmadığı konusunda emin olamazsınız.
Kalça Çıkığı bir nesilden diğerine
kalıtsal olarak geçen bir hastalıktır. Kimseye aksini idda etmesine
izin vermeyin. Displastik anne ve baba, yavrularına da bu hastalığı
geçirecektir. Bugün yavrular 24 aylık olduklarında röntgen yardımıyla
displastik olup olmadıklarını anlayabiliyoruz. Bu röntgenler OFA'ya
( Orthopedic Foundation for Animals) gönderilir ve kalça çıkığı
belirtisi göstermeyen köpeklere sertifika verilir.
Sadece sertifika almış köpekleri üretimde
kullanarak bu hastalığın önüne geçebiliriz. Köpeklerine röntgen
çektirmeyen üreticiler çözümün bir parçası değildir. Özellikle de
büyük ırk bir köpek almayı planlıyorsanız üreticiden armanız gereken
ilk şeyin OFA sertifikası olması gerekmektedir.
KAZALARLA
BAŞA ÇIKMA
Köpeğinizin
başına bir kaza geldiğinde paniklemektense bu makaleyi okuyarak
hazırlıklı olun.
Köpeklerimizin
başına gelebilecek her çeşit acil durum için bir kurs açmak neredeyse
imkansız. Yine de, köpek sahipleri ilk yardımın prensiplerini iyi
anlayacak olurlarsa her hangi bir acil durumla etkili bir şekilde
başa çıkmayı başarabilirler.
ÖNCELİKLER
Acil
bir durumda ilk önceliğiniz sizin ve diğer yardımcı olabilecek kişilerin
güvende olduğundan emin olmaktır. Yaralanırsanız köpeğinize hiç
bir faydanyz dokunmayacaktır. Yaralanmış olsa da köpeğin size zarar
veremeyeceğinden de emin olmakta fayda var. En uysal ve itaatkar
köpek bile acı çekiyorsa saldırganlaşabilir.
Köpeğin
ısırabileceğinden şüpheleniyorsanız bandaj ya da benzeri bir materyalden
ağzını bağlamak için bir ağızlık yapabilirsiniz. Gevşek bir düğüm
oluşturup bunu köpeğin çenelerinden geçirin ve çene altından düğümü
sıkılaştırıp uçlarını kulak arkasından ikinci bir düğümle sağlamlaşKöpeğin
ısırabileceğinden şüpheleniyorsanız bandaj ya da benzeri bir materyalden
ağzını bağlamak için bir ağızlık yapabilirsiniz. Gevşek bir düğüm
oluşturup bunu köpeğin çenelerinden geçirin ve çene altından düğümü
sıkılaştırıp uçlarını kulak arkasından ikinci bir düğümle sağlamlaşKöpeğin
ısırabileceğinden şüpheleniyorsanız bandaj ya da benzeri bir materyalden
ağzını bağlamak için bir ağızlık yapabilirsiniz. Gevşek bir düğüm
oluşturup bunu köpeğin çenelerinden geçirin ve çene altından düğümü
sıkılaştırıp uçlarını kulak arkasından ikinci bir düğümle sağlamlaştırın.
Kendinizi güven
altına aldıktan sonra en iyi yöntemi izlemek için doğru değerlendirmeyi
yapmanız gerekir. Öncelikle yapmanız gerekenleri akıldan çıkarmamak
zorundasınız: köpeği hayatta tutmak, yaraların kötüleşmesini engellemek
ve mümkünse hayvanın iyileşmesine yardımcı olmak.
YAŞAMSAL
BELİRTİLER
Yapylacak
ilk i? köpe?in ya?amsal belirtilerini kontrol etmektir. Ynsan ilk
yardymynyn ABC kriterlerini takip edin.
A Solunum Yolu Açık Mı?
Değilse,
köpeğin boynunu dik tutup mukus ya da benzeri maddeleri solunum
yolundan uzaklaştırın. Nefes almakta güçlük çekiyorsa ya da boğazına
bir şey takıldığından şüphe ediyorsanız siz ağzını açık tutarken
bir başkası da tıkayan cismi dışarı çıkarmaya çalışmalıdır.
Çenelerini ya ellerinizle
ya da her çene için bandajla birer
düğüm atarak açık tutmaya çalışın. Başka biri de dili tutup dışarı
çekerek ağzın açık kalmasını sağlayabilir. Daha sonra bir pens kullanarak
yabancı maddeyi dışarı çıkarın.
B Köpek Soluk Alyyor Mu?
Göğüs
kafesini izleyin ve elinizle burun deliklerinden hava giriş çıkışını
hissetmeye çalışın. Normal şartlar altında bir köpek dakikada 10-30
kez nefes alır; fakat yaralı bir köpek acı ve stresten dolayı daha
hızlı nefes alıp verecektir. Köpek soluk almıyorsa yanlarını ovarak
stimule edebilirsiniz.
Ağzı
kapalı tutulup burnundan hava üfleyerek bir köpeğe suni solunum
yaptırılabilir.
C Kan Dolaşımı Nasıl ?
Dirseğinin
hemen arka hizasında kalp atışını ya da üst baldırın iç tarafından
nabzını hissedip hissetmediğinizi anlamaya çalışın. Normal şartlar
altında bir köpeğin kalp atışı hızı dakikada (boyutuna bağlı olarak)
70-140'tır. Yaralı bir köpeğin kalbi çok daha hızlı atacaktır.
Köpeğin
diş etlerinin rengine bakın. Pembe olması gerekir. Kalp atışı yoksa
insana yapıyormuşcasına kalp masajı da yapabilirsiniz;ama bunun
başarılı olma şansı çok yüksek olmayabilir.
Ne kalp
atışı ne de solunum yoksa köpek doğal olarak ölmüş demektir. Köpeğin
öldüğünden şüpheleniyorsanız parmağınızın ucu ile gözlerinin üzerine
hafifçe dokunarak refleks verip vermediğini kontrol edin. Hayvan
sadece bilinçsizse göz kırpacaktır.
Yaralı
köpek hala yaşıyorsa yapmanız gereken ikinci şey bilinç düzeyini
tespit etmektir. Onla konuşmayı deneyip sizi duyup duymadığından
emin olun. Bilinci yerinde değilse acil veteriner hekim müdahalesi
gerekiyor demektir.
Yaşamsal
belirtileri değerlendirdikten sonra kanamalar olmak üzere diğer
yaralanan bölgeleri tespit edin. Durumun acil bir bakım gerektirip
gerektirmediğine karar verin.
Yine de tüm bunlara bir veteriner
hekimin karar vermesi gerektiğini de
unutmayın. Bu nedenle en kısa zamanda köpeğinizi bir kliniğe götürmenizde
fayda vardır. Köpeğiniz acil bir bakım gerektirmiyorsa bu dönem
içinde nasıl bir tedavi süreci geçirmesi gerektiğini veteriner hekiminiz
size bildirecektir.
Kaza
yerinde müdahele çok önemli olmasına rağmen çoğu durumda köpeği
en kısa zamanda bir veteriner kliniğine yetiştirmek hayati önem
taşıyabilir. Bazı veteriner klinikleri ya da hastanelerinde ambulans
servisi vardır. Yaralı köpeği nakletmeye hazırıklı olun.
Kliniği arayıp önceden yaralanma hakkında bilgi vererek veteriner
hekimlerin hazırlık yapmasını ya da hazırlıkı gelmesini sağlayabilirsiniz.
Kliniğe
vardığınızda köpeğinizi acil müdahale için veteriner hekimin ilgisine
bırakmak zorunda kalabilirsiniz. Sizin için endişelenmektense tüm
konsantrasyonunun köpeğin üzerinde yoğunlaştırdığında veteriner
hekim daha faydalı olacaktır.
Bu arada
veteriner hekim tavsiyesi olmadan köpeğe hiç bir ilaç verilmemesi
çok önemlidir. Anestezi gerekebileceğinden yaralı köpeğe ne su ne
de yiyecek verilmemelidir.
NE YAPMALIYIM
?
Bilinçsizlik/
Ayağa kalkamama
- Araba
çarpması gibi traumatik bir yaralanma ile karşı karşıya olan
bir köpek, başka yarası olmamasına rağmen şok nedeniyle ayağa
kalkmayacak durumda olabilir. Şok, kalp atış ve solunum artışına
neden olurken bacaklarda kan dolaşımının azalmasına yol açar.
Bu da diş etlerindeki mukozal membranların renginin solmasına
neden olur. Daha ciddi altta yatan semptomlar yoksa şok belirtileri
genellikle kademeli olarak azalır.
- Aşırı
kan kaybı benzer belirtilere neden olabilir; fakat zamanla daha
da kötüleşir. Bilincin azalması gibi belirtiler nüksedebilir.
Kan damarları zarar gördüğünde veya köpek fare zehiri yediğinde
dış kanama belirtileri olmayabilir. Bu belirtiler acil veteriner
hekim müdahalesi gerektirir.
- Kafa yaralanmaları,
beyin sarsıntısı ya da beyin hasarları nedeniyle bilinç kaybına
neden olabilir. Bu belirtiler, kısa sürede şişme ve beyindeki
sıkışma nedeniyle şiddetlenebilir. Acil müdahale gereklidir.
- Kalp yetmezliği,
özellikle heyecan ve egzersiz sonrası bilinç kaybına neden olabilir.
Köpekler insanlardaki gibi kalp krizi geçirmeseler de ani nefessiz
kalma, adalelerde zayıflama ve mukozal membranlarda solmaya
neden olan kalp dolaşımında ani düşüşlerden zarar görebilirler.
Çoğu durumda bu tür ataklar sadece bir kaç saniye sürer ve sonra
köpek normal davranışlarına geri döner. Köpeğin sakinleşmesinden
sonra veteriner hekimine göstermekte fayda vardır.
- Köpeklerde felç
çok yaygın olmasa da beyinde azalan kan dolaşımı nedeniyle ayakta
durmada ya da dengesini korumda yetersizlik gibi sinir sistemi
belirtilerinin takip ettiği ani bilinç kayıpları gerçekleşebilir.
Durumunun aciliyetine bakarak veteriner hekim müdahalesi şarttır.
- Kasılmalar
gerçekleştiğinde benzer belirtiler gözlemlenebilir; yine de
bilinç kaybının yanı sıra adele kasılması, bacakların seyirmesi,
gözlerin kayması ve hatta bilinçsiz idrar ve dışkı yapımı gibi
belirtiler de ortaya çıkabilir. Bu durumda köpek mümkün olduğunca
sessiz ve sakin bir yerde tutulur. Beş dakika içinde köpek kendine gelmezse acil veteriner hekim
müdahalesi gerekir.
- Belkemiği
ile ilgili yaralanmalar ya da çeşitli kemik kırılmaları da hayvan
tamamen bilincini korumasına rağmen ayağa kalkıp hareket etmeyi
engelleyebilir. Bu gibi durumlarda köpek çok dikkatli bir biçimde
taşınmalıdır. Kalın bir mukava parçasında pratik bir sedye yapılabilir.
Belkemiği hasarından şüpheleniliyorsa en kısa zamanda köpeği
mümkün olduğunca dikkatli karton sedyeye almakta fayda vardır.
Öncelikle köpeğin ağzını bağlayın.
Sonra da çabuk fakat büyük dikkatle köpeği arka tarafından sedyenin
üzerine çekerek kaydırın.
- Köpek
boğulduysa köpeği yana yatırıp hayati belirtileri incelemeden
önce arka ayaklarından köpeği sallandırarak ciğerlerindeki suyun
dışarı çıkmasını sağlayın. Köpeğe güneş çarpmış ise onu hemen
gölgeye alıp vücut ısısını düşürmek için hortumla üzerine yavaşça
su tutun. Elektrik çarpması durumunda köpeğe yaklaşmadan önce
elektrik kaynağından uzak olduğundan emin olunmalıdır. Bu durumların
hepsinde de veteriner hekim müdahalesi gereklidir.
YARALAR
Köpeğin
kan kaybından ölmesine neden olabilecek çok az durum olmasına rağmen
aşırı kan kaybına neden olan yaralar acil müdahale gerektirir. İçinden
kan sızan bir yara olası bir atardamar kesiği belirtisi gösterdiği
için şiddetle kanı dışarı pompalayan bir kesikten daha az ciddidir.
Sıkı bir bandaj uygulayarak ya da temiz bir havlu ile yaranın ağzı
kapatılmaya çalışılarak aşırı kan kaybı engellenebilir. Hızlı veteriner
hekim müdahalesi önemlidir. Baskı bandajı alınmadıysa
ve iki ile dört saat arasında yaraya gerekli bakım yapılmadıysa
bandajın neden olduğu baskı ciddi problemlere neden olabilir. Turnikeler
kan kaybını azaltmada kullanılabilir; fakat baskı ile ilgili hasara
daha fazla yol açabileceğinden tavsiye edilmez.
alınmadıysa
ve iki ile dört saat arasında yaraya gerekli bakım yapılmadıysa
bandajın neden olduğu baskı ciddi problemlere neden olabilir. Turnikeler
kan kaybını azaltmada kullanılabilir; fakat baskı ile ilgili hasara
daha fazla yol açabileceğinden tavsiye edilmez. alınmadıysa
ve iki ile dört saat arasında yaraya gerekli bakım yapılmadıysa
bandajın neden olduğu baskı ciddi problemlere neden olabilir. Turnikeler
kan kaybını azaltmada kullanılabilir; fakat baskı ile ilgili hasara
daha fazla yol açabileceğinden tavsiye edilmez.
İç organların
da dahil olduğu yaralar steril bir bezle üzeri kapatılıp acil veteriner
hekim müdahalesine bırakılmalıdır. Bu durumlar nadir olmasına rağmen
bir köpek karnındaki dikişleri açtığında ya da sert ve kesici bir
şey ile bedeninde kesiklere neden olduğunda bu tür yaralar çok tehlikelidir.
Bir
köpek sert bir cismin kendisine saplanmasına neden olursa bu cismi
onun vücudundan siz çıkarmayın. İç organları zedelemeden bunun bir
veteriner hekim tarafından yapılması hayati önem taşıyabilir.
İçinden
sadece kan sızan daha az şiddetli yaraların ciddiyetini anlamak
için dikkatlice kontrol edin. Yakınındaki her hangi bir eklemin
ne kadar zarar gördüğünü anlamak için veteriner hekiminize göstermeniz
gerekebilir. Deri altında dokusu olan yaralar dikiş, çok küçük olmasına
rağmen hemen her yara antibiyotik tedavi gerektirebilir.
Yaraları
daima temiz tutun. Sineklerin açık yaralara kurtçuk bırakması dikkatle
engellenmelidir.
YANIKLAR
Yanıklar
yaralar gibi kolaylıkla enfekte olabilir ve veteriner hekim müdahalesi
gerektirir. Buna ek olarak büyük çapta yanıklar vücut suyu kaybına
kısaca dehidrasyona neden olur. Her türlü yanığın üzerinde önce
ısıyı düşürmek için su kullanılmalıdır. Soğuk kompres de ayrıca
uygulanabilir. Köpek bir yangından kurtarıldıysa
duman solunumu da ciddi akciğer hasarına yol açacağından acil ilk
yardım tedavide büyük önem taşır.
urtarıldıysa
duman solunumu da ciddi akciğer hasarına yol açacağından acil ilk
yardım tedavide büyük önem taşır.
BÖCEK
VE YILAN SOKMALARI
Yılan
sokmaları, özellikle de dünyanın bu kısımlarında engerek ısırğı,
ölümcül olabilir. Acil müdahale şarttır ve mümkün olduğu yerde hemen
panzehir enjeksiyonları yapılmalıdır. Böcek sokmaları genellikle
ağız ve boğaz bölgelerinde gerçekleştiğinden yine acil müdahale
gerektirebilir. Bu durumda sokulan yeri yıkayıp veteriner hekiminizden
yardım isteyin.
TOPALLAMA
Vücut
ağırlığıı taşımada isteksizlik gösteren her hangi bir topallama
belirtisi hemen veteriner hekim muayenesi gerektirir. Bu tür topallamalar
dışarda koşu sırasında eklem hasarları, adele yırtılmaları ya da
daha kötüsü kırıklardan kaynaklanabilir. Her durumda
da acil bakım şarttır. Kırık bacak, köpek veteriner kliniğine götürülürken
mümkün olduğunca sabit tutulmalıdır. Hasta ya taşınmalı ya da bir
battaniye içinde nakledilmelidir. Kırık bacağı üstte tutmak kontrolünü
kolaylaştırabilir.
DAHA
AZ CİDDİ TOPALLAMALAR
Topallama
ya da ara ara ayağı yukarda tutma gibi belirtiler gözlemlenebilir.
Bu tür problemler yavaşça gelip aniden gelişme gösterebilir. 24
saat içinde veteriner müdahalesi şişme ya da ağrılı bölgeler için
gereklidir. Bazı hafif incilmeler ya da burkulmalar dinlenme ve
anti-inflamatuar tedavi ile geçebilirken diğerleri daha ciddi bir
tedavi gerektirir.
GASTRO-İNTESTİNAL
ACİL DURUMLAR
- Mide dönmesi
(bloat) her zaman müdahale edilmesi büyük aciliyet taşıyan bir
durumdur. Çoğunluk, büyük miktarda yemeklerden sonra derin göğüslü
ırklarda rastlanır. Mide dönmeye başladıysa karnın şişmesi,
huzursuzluk ve kusmaya çalışma gibi belirtilerle kendini gösterir.
Cerrahi müdahale yapılmazsa ölümcüldür.
- Köpek, oyuncak
veya taş gibi yabancı cisimler yuttuğunda bağısaklarda tıkanma
veya hasar gerçekleşebilir. Bu genellikle kusma ve karın ağrısına
neden olabilir. Daha acil durumlarda diş etleri morumsu bir
renge dönüşür. Ameliyat gerekebilir.
- Zehirlenmeden
şüpheleniliyorsa veteriner hekiminiz söylemeden köpeğinizi kusturmaya
çalışmayın. Bunun yerine köpeğinizin yediği şeyi ya da alakalı
her hangi bir bilgiyi, paketi veteriner hekiminize götürün.
Eğer köpeğiniz cilt yolu ile her hangi bir toksik maddeye maruz
kalmış ise sudan başka bir şeyle onu yıkamayın
İDRAR
YOLLARI
İdrar
yapmada zorluk çekme idrar yollarında yırtılmalara neden olacağından
acil müdahale gerektirir. Köpeğinizin idrara çıkmada zorluk çektiğinden
şüpheleniyorsanız en kısa zamanda veteriner hekiminizden randevu
almanız gerekir.
GÖZ YARALANMALARI
Gözler
aşırı derecede hassastır ve her hangi bir yaralanma bile acil bakım
gerektirir. Yabancı bir cismin köpeğinizin gözü içinde olduğundan
şüpheleniyorsanız bir veteriner hekim görünceye kadar hiç bir şey
yapmadan köpeğin bu bölgeyi kaşımasını engellemek yapılacak en önemli
şeydir. Eğer göz dışarı doğru şişmişse nemli bir steril bezle veteriner
hekiminize gidinceye kadar göz yüzeyini kurumaktan koruyun.
TEDBİR...
...tedaviden
daha iyidir. Bazı kaza ile gerçekleşen olaylar engellenebilir. Köpeğinizin
bulunduğu çevreye dikkat edin. Ev ve bahçede kullandığınız kimyasal
maddeleri köpeğinizin ulaşamayacağı yerlerde tutun. Çikolata, ilaçlar
ve çocuk oyuncaklarını ayak altında bulundurmayın.
Köpeğinizin
taş veya tahta parçaları gibi şeyleri kemirmesine izin vermeyin.
Hiç bir köpek yol yakınlarında tasmasız dolaştırılmamalı, camlar
açık bırakılsa bile sıcakta araba içinde bırakılmamalıdır.
Ve son
olarak veteriner masraflarının önemini ne kadar vurgulasak azdır.
Ayrıca köpeğinizin neden olduğu tüm zararlardan da sizin sorumlu
olduğunu unutmayınız.
| bölüm4 a)kopeklerde
deri problemleri |
b)
anal bez problemleri |
|
b)kopeklerde sismanlık |
d)
yaslı kopek bakımı |
|