|
Deri Problemleri,
Yaşkı köpek bakımı , Deri Bakımı, Diğer Hastalıkları
Köpeklerin %10'u
deri hastalıklarından şikayetçidir. Belirtiler, kızarmış, kuru ve döküntülü
deriden yalama, ısırma ve kaşımaya kadar değişiklik gösterebilir. Köpeklerimizin
deri problemlerinin nedenleri tam olarak açıklanamasa da belirli faktörlerin
bu konuda rol oynadığını biliyoruz.
ALLERJİLER
Kediler, atlar
ve insanların aksine köpeklerin birincil allerjen reseptörleri solunum
sisteminden çok deridedir. Diğer türler hapşırarak, öksürerek ya da sulanan
gözlerle tepki verirlerken köpekler, neredeyse her zaman ister solunumla
alınsın, ister yensin ya da deri yolu ile temas edilsin deri rahatsızlıkları
geliştirerek tepki verirler. Başlangıçta bir çeşit ürtikerya gibi başlayabilKediler,
atlar ve insanların aksine köpeklerin birincil allerjen reseptörleri solunum
sisteminden çok deridedir. Diğer türler hapşırarak, öksürerek ya da sulanan
gözlerle tepki verirlerken köpekler, neredeyse her zaman ister solunumla
alınsın, ister yensin ya da deri yolu ile temas edilsin deri rahatsızlıkları
geliştirerek tepki verirler. Başlangıçta bir çeşit ürtikerya gibi başlayabilir;
fakat bunun fark edilmesi güçtür ve köpek sahibince nadiren keşfedilir.
Köpek, kaşıntı ile tepki verir. Bu derinin zarar görüp hassasiyetinin
artmasına neden olur ve tıpkı sivri sinek ısırığından sonra bizlere olduğu
gibi enfeksiyon gelişebilir.
KÖPEK MAMALARI
Bazı insanlar
köpek mamalarındaki katkı maddelerinin köpeklerede allerjik reaksiyonlara
yol açtığına inanır. Son zamanlarda bu konuda yoğun tartışmalar olsa da
tam sonuç elde edilememiştir. Yine de bazı köpekler yedikleri yiyeceğe
karşı allerjik reaksiyon geliştirebilir; ama bu hala köpeğimizi ev yemeği
ile beslemenin daha doğru olduğu anlamına gelmemektedir. Köpeklerin besinsel
gereksinimleri oldukça spesifiktir. Köpeklerimizin her zaman veteriner
hekimlerinin tavsiye ettiği tam ve dengeli bir mama ile beslenmesi
gerekmektedir.
Derilerinde
duyarlılık gösteren köpekler belli bir süre hipoallerjik dietlerle beslenmelidir
( en az dört hafta ile altı hafta arası gibi, her hangi bir değişiklik
görmek için bu denli uzun zaman geçebilir). Bu tür dietleri veteriner
kliniklerinde bulabilirsiniz. Çoğunlukla Derilerinde duyarlılık
gösteren köpekler belli bir süre hipoallerjik dietlerle beslenmelidir
( en az dört hafta ile altı hafta arası gibi, her hangi bir değişiklik
görmek için bu denli uzun zaman geçebilir). Bu tür dietleri veteriner
kliniklerinde bulabilirsiniz. Çoğunlukla glutensizdirler
ve içeriğinde kuzu eti ve pirinç kullanılır.
Köpeğinizin
dietini değiştirirken sindirim sitemi bozukluklarını engellemek için her
zaman kademeli bir geçişi takip edin.
Deri hassasiyetine
sahip köpeklerde ayrıca dışardan ufak tefek ödül yiyecekleri verilmemesi
de gerekiyor. Renklendirici ve lezzetlendirici katılmış ödül yiyecekleri
duyarlı köpekler için allerjik olabilir.
ÇEVRE
Bazı köpekler
çevrelerinde, yataklarında kullanılan kumaş dokusuna, deterjan, halıdaki
mitelara, toza, polenlere, pire ve evdeki diğer hayvanlara karşı allerjik
reaksiyon gösterebilir. Kan testi, köpeğiniz allerjik olup olmadığını
belirlerken neye allerjik olduğuna dair özel testler de bulunmaktadır.
Deri hassasiyetine
sahip bir köpeğiniz varsa halı ve yattığı yerde kokulu deterjan kullanımından
kaçınıp, yatağını saf pamuklu materyelden yapabilirsiniz; ayrıca potansiyel
allerjenleri köpeğiniz bulunduğu çevreden uzak tutarak durumunda her hangi
bir iyileşme olup olmadığını da görebilirsiniz.
PARAZİTLER/
KONAKÇILAR
Pire: Dış parazitler köpeklerdeki deri hastalıklarında
çok büyük rol oynar. Pek çok köpek az miktarda pireye tölerans gösterse
de çoğu, tek bir ısırıkla bile allerjik kaşıntılı reaksiyon göstermektedir.
Bahçede ya da dışarda yürüyüş esnasında köpeğiniz kirpi ve kuş piresinden,
kedi, fare, insan ve köpek pireleri gibi çeşitli tipte pirelerle karşı
karşıyadır. Tüm bu pireler köpeğinizi ısırıp allerjik kaşıntıya neden
olabilir. Evde kedi ya da köpeğinizi
ısıran pireler yumurtlar ve yumurtalar halınının tüyleri arasına düşer.
Bazen iki yıl boyunca bu yumurtalar çatlamdan varlıkların sürdürebilir.
Isı ve hareket
yumurtaların çatlamasına neden olabilir. Böylece daha önce ev hayvanı
beslenen bir eve taşındığınızda hareketle beraber binlerce pirenin yumurtadan
çıkmasına neden olabilirsiniz. Ne kadar çok ev hayvanınız varsa (özellikle
de kedileriniz) o kadar pireye sahipsiniz demektir. Bu nedenle yıl içinde
düzenli olarak hayvanlarınızı pireye karşı ilaçlamalısınız.
Bu, evi spreyleyerek
ve kedi ve köpeğinizin üzerindeki canlı pireleri ilaçla öldürerek sağlanabilir.
Burada önemli olan yumurta halindeki olası bir ordunun önüne geçmek ve
yeni gelen erişkinlerin üremelerinin engellemektir.
Pet shoplar
ve veteriner kliniklerinden bu amaçla alınabilecek pek çok ürün bulunmaktadır.
Ben mümkün olduğunca pire tozundan kaçınırım; çünkü tüyler arasında kalan
kalıntıları yine kaşıntıya neden olabilir. Şampuanlar köpek üzerindeki
pireleri öldürür ama hemen sonra yeni
gelenleri engelleyebilecek etkiden uzaktır. Pire tasmaları işe yarasa
da etken maddesinin etkililiği ve köpeğin boyutu yararlılığında büyük
rol oynar.
Çoğunlukla en
etkili ürünleri veteriner hekiminizin tavsiyesi ile bulabilirsiniz. Bunlar
ya köpeğinizin derisine uygulanan ve erişkin pireleri uzun süre üzerinde
yaşamasına izin vermeyen damla tipi ürünler ya da pirelerin üreme yetisini
ortadan kaldıran tabletlerdir.
Evdeki diğer
ev hayvanlarını da köpeğiniz ile birlikte ve özellikle evin tabanını,
köpeğin yattığı yeri larvalara karşı ilaçlanması gerektiği unutulmamalıdır.
Uyuz: Deri
hastalıklarına neden olan diğer parazitler daha az yaygın ve genel olarak
sadece enfekte hayvanla direkt kontak kurulduğunda geçtiğinden tedavisi
daha kolaydır. Hasta tüm hayvanları tedavi ettikten sonra enfestasyonun
ortadan kalkması mümkündür.
Çıplak gözle
görülmeyen ve özellikle kafa, kulaklar, boyun ve patilerde kaşıntı ve
kızarıklığa neden olan uyuz mite'ları ve lice (1 mm'lik küçük soluk görünüşlü
bir dış parÇıplak gözle görülmeyen ve özellikle kafa, kulaklar,
boyun ve patilerde kaşıntı ve kızarıklığa neden olan uyuz mite'ları ve
lice (1 mm'lik küçük soluk görünüşlü bir dış parazit) bu tür parazitlerdendir.
Kene: Keneler
nemli ve sıcak iklimlerde özellikle bol bulunan 1-5 mm uzunluğunda köpeğin
derisine tutunup kan emerek yaşayan canlılardır. Beslenirken hem hastalık
bulaştırabilir hem de kaşıntıya neden olabilirler. Keneyi köpeğinizin
derisinden çıkarmanın en iyi yolu üzerine alkol damlattıktan sonra deriye
tutunduğu yere yakın yerden yakalayıp çenelerini orada bırakmamak şartyıla
vida sökercesine hareketlerle onu oradan almaktır. Çenesinin orada kaldığını
siyah bir noktanın deri içinde görünür
olmasından anlayabilirsiniz. Bunun enfeksiyona yol açabileceğini bildiğimizden
olası bir antibiyotik tedavisi için köpeğinizi veteriner hekiminize götürmenizde
fayda vardır.
Keneyi deriden
çıkarmanın diğer yolları ise Frontline kullanmak, vazelinlemek ya da tırnak
cilası ile üzerinden geçmektir. Bu yöntem sonucunda kenenin düşmesi 24
saatten fazla zaman alabilir. Asla keneyi sigara ile yakmaya çalışmayın.
Sıkıntı,
Stres, Acı: Bazı köpekler sıkıntı ve stresten dolayı özellikle
patilerini ve bacaklarının iç kısımlarını saplantılı bir biçimde yalayarak
tepki verirler. Bu sorunun üzerinden gelmek daha güç olabilir. Köpek,
yalama hareketini beynindeki endorfinin (mutluluk hormonu) salımına neden
olduğundan dolayı alışkanlık yapabilir. SapSıkıntı,
Stres, Acı: Bazı köpekler sıkıntı ve stresten dolayı özellikle
patilerini ve bacaklarının iç kısımlarını saplantılı bir biçimde yalayarak
tepki verirler. Bu sorunun üzerinden gelmek daha güç olabilir. Köpek,
yalama hareketini beynindeki endorfinin (mutluluk hormonu) salımına neden
olduğundan dolayı alışkanlık yapabilir. Saplantılı
yalama alışkanlığı deriye zarar vererek enfestasyona neden olabilir.
Bunu tedavisi
köpeğin stres düzeyini azaltmaya çalışmak ve uzun süre yalnız bırakıldığında
interaktif oyuncaklar sağlanarak başarılabilinir. Düzenli egzersiz en
önemli tedavi yöntemidir. Çocukların tırnaklarını yemesini engellemede
kullanılan acı elma spreyi ve hardal bu alışkanlığın hızının kesilmesinde
etkili olabilir; fakat bu maddeler açık yara üzerine asla uygulanmamalıdır.
Diğer bir yöntem
ise kendini yalamasını engellemek için siz evde yokken ona Elizabeth tasması
takmaktır.
Bazı köpeklerde
eklemlerindeki ağrılardan dolayı sürekli bu bölgeleri yalayabilir. Bu
nedenle sorunun bundan kaynaklanmadığından emin omanız için veteriner
hekiminize kontrol etmekte yarar vardır.
GENEL DERİ BAKIMI
Deri hassasiyetlerini
engellemek ve köpeğinizin sağlıklı bir deri ve tüylere sahip olması için
yapabileceğiniz başka şeyler de vardır. Köpeğinizi sık sık yıkamaktan
ve yağlanmayı engelleyici ve kokulu şampuanların kullanılmasından kaçınılması
bunlardan sadece ikisidir.
Sağlıklı köpeklerin
en fazla ayda birden fazla yıkanmaları doğru değildir. Çoğu köpek yılda
bir ya da iki kezden fazla yıkanmaya gerek duymaz. Bebek şampuanı, bazen
köpek şampuanları bazı köpekler için bile çok güçlü geleceğinden çoğu
köpek için iyi bir seçenektir. Sülfür, kömür katranı veya çay ağacı yağı
içerenler de faydalıdır.
Bazı besinsel
etmenler de köpeğinizin derisin sağlıklı görünmesine yardımcı olabilir:
bunlar esansiyel yağ asitleridir. Bunların en önemlileri gamma linolenik
asit, eichosapentanoic asit ve docosahexanoic asittir. Bu yağ asitleri
özel olarak dengelendirilmiş köpek mamalarından bulunur.
Pek çok köpek
kaloriferli evlerdeki ısıyı çok sıcak bulur. Yıl boyunca tüy dökerken
scıaktan kaşınmaya da başlayabilir. Daha serin bir odada yatağının bulunması
onu daha rahatlatacaktır.
Bazı köpekler,
çoğu doğal olarak boşaltsa da, anal bezlerinin dolması nedeni ile arka
kısımlarını sık sık kaşıyabilir. Bu tür bir kaşıntı ile karşılaştıysanız
köpeğiniz için veteriner hekiminden randevu alma zamanı gelmiş demektir.
İç parazitler de köpeğimizin arka kısmında ve patilerinde kaşıntıya neden
olabilir; bu nedenle düzenli parazit tedavisi önemlidir.
Her türlü deri
lezyonları düzenli olarak temizlenip steril tutulmalıdır. Derideki yaralar
sulandırılmış iodine veya salin solüsyonu ile temizlenebilir. Diğer antiseptikler
bazen inflamasyona neden olabilir.
Uygun olup olmadığına
veteriner hekiminizle karar vermeden antiseptik krem veya toz kullanmaktan
kaçınmanızda da fayda vardır. Deri problemleri ortaya çıktığında hızlı
veteriner hekim müdahalesi en iyi çözümdür.
Hassas deriye
sahip köpekler tüm allerjenleri devamlı hayatından uzak tutamadığımızdan
sürekli bir tedaviye gerek duyabilir. Yine de sıkı bir dış parazit tedavisi
ve hipoallerjik dietle beslenme bu durumu kontrol altına alabilir.
Anal
Bez Problemleri
Köpeklerde genel sağlık problemlerinden bahsediliyorsa
anal (koku) bezleri etkileyenlere değinmemek olmaz. Bu bezler anüse göre
saat dört ve sekiz istikametinde konumlanmıştır. Kahverengi ve güçlü
kokulu bir sıvı salgılarlar. Dolu olduklarında köpeğin boyutuna
bağlı olarak bir bezelyeden bilye büyüklüğüne kadar değişiklik
gösterebilirler.
Salgılanan sıvı, kanallar yolu ile anüsün
içine boşaltılır. Normal şartlarda köpekler dışkılarını yaptıklarında
bir kaç damla da anal sıvıyı dışarı atarlar. Böylece diğer köpeklere de
cinsel durumları ve statüleri hakkında mesaj göndermiş olurlar. Bu bezler
korkuya karşı bir tepki olarak da boşaltılabilir.
Kanalların tıkanması çeşitli sorunlara neden
olabilir. Bazı köpekler anormal şekilde dar kanallara sahiptir ve bu durum
onları kanallardaki tıkanmaya yatkın kılar. Şişman köpekler de sık sık
problem yaşar. Anüs ve rektum çevresindeki yağ hayvan dışkısını yaparken
bezlere yeetrli baskı yapılarak boşalmasını engeller. Yine fazla sulı
dışkı yapan köpekler yine bu sıkışma etkisinden uzak anal bezlerin boşaltılmasıyla
ilgili sorunlara karşı savunmasızdır. Kanalların tıkanıklığı ayrıca parazit
ve enfeksiyonlardan da kaynaklanabilir. Kanallar tıkandığında sekresyon
birikir ve hazne dolarak rahatsız bir durum yaratır.
Ana belirti köpeğin anüs çevresini aşırı
yalamassı hatta derisine zarar verebilecek kadar ısırmaya çalışmasıdır.
Deri kızarıp yara dahi olabilir. Bölgeyi kaşıyabilmek için köpek genellikle
yere çömelerek arkasını yere sürter. Bu genellikle ya anal bez problemi
ya da parazit belirtisidir. Soruna hemen el atılmazsa genel bir deri problemi
nüksedebilir.Kaşıntı bazı köpeklerin tüm vücudunu sararak tüylerin de
yağlı ve pis kokulu bir hal almasına neden olur. Hatta köpekler depresif
dahi görünebilir.
Diğer bir belirti ise dışkılama sırasında
zorlanmadır. Bu acılı bir hal aldığında kabızlığı neden olacaktır. Tıkanma
sonucu enfekte olan bezler iltihapla dolarak köpek için acı verici bir
hal alır. Efekte köpek dışkıyla beraber küçük miktarda kan ve iltahap
da dışarı atabilir.Bazı vakalarda deri zedelenerek anüs çevresinden kan
ve iltahap dışarı sızabilir.
Tedavi
Tedavi bezlerin boşaltılması etrafında yoğunlaşmaktadır.
Bu, bezlerin elle sıkılmasıyla yapılır. İşlem kısa sürede bitmesine rağmen
rahatsızlık verici olabilir. Normal şartlarda köpek dikkatle tutulduktan
sonra hayvanın bilinci yerindeyken yapılır. Bazı durumlarda bezler öylesine
acı verici olur ki genel anestezi şarttır.
Sürekli anal bez tıkanmalarından şikayetçi
köpekler için sık boşaltma işlemi bezlerin daha çabuk dolmasına neden
olsa da ayda bir kez düzenli boşaltımlar gerekli olabilir. İşlem köpeğin
sahibince de yapılabileceği gibi enfeksiyon durumunda acil veteriner
hekim müdahalesi kaçınılmazdır.
Enfekte olmuş anal bezlere sahip köpekler
bezlerin boşaltılmasının yanı sıra antibiyotik tedavisine de gereksinim
duyarlar. Bazı vakalarda anti-enflamatuvar ağrı kesiciler de ayrıca kullanılabilir.
Bazen enfeksiyonu lokal olarak tedavi
etmek için bezlerin içi antibiyotik merhemle doldurulur. Enfekte bezler
deri dışında yaraya neden olduysa bölge sulandırılmış antiseptik solüsyonla
yıkanabilir.
Sürekli anal bez tıkanıklığından şikayetkçi
olan kpekler dietlerindeki arttırılmış lif miktarlarından fayda görebilirler.
Bu etkiyi yapacak ticari köpek mamalrı mevcuttur.
Parazitlerin kontrol edilmesi ve ishale neden
olan etmenlerin ortadan kaldıırlması ayrıca önemlidir.
Anal bezlerin cerrahi olarak alınması mümkünse
de en iyi seçenek değildir. Bazı vakalarda dışkı tutamama ve bölgedeki
kaşıntının azalmaması gibi yan etkiler gözlemlenebilir.
Diğer Problemler
Daha az yaygın olsalar daanal bezlerin bulunduğu
bölge başka hastalıklara da ev sahipliği yapabilir.
- Furunculosis özellikle Alman Çoban Köpeklerinde sık
görülebilen bir hastalıktır. Kuyrukları düşük konumlu taşımaları baktriler
için sıcak ve nemli bir ortam yaratır. Bölgenin zayıf hijyeniyle de
birleştiğinde anüs çevresi ve anal bezlerde enfeksiyona neden olabilir.
Ülser ve akan yaralar ortaya çıkabilir ve yoğun tıbbi (çoğunlıkla
cerrahi) tedavi gerekli olur.
- Bu bölge de tümerler de gözlemlenebilir. Çoğu iyi
huylu olsa da kötü huylu olanlar cerrahi bir operasyonla alınmaladıır.
Düzenli tüy bakımı sırasında bu bölgenin
de kontrol edilmesi şişkinlik vs anormalliklerin kısa sürede tespit edilerek
veteriner hekim kontrolüne bırakılmasına imkan tanır.
Anal Bezlerin Boşaltılması
Sürekli tıkanma yaşayan fakat enfeksiyon
taşımayan köpeklerin anal bezleri evde veteriner hekim olmaksızın boşaltılabilir.
Önce veteriner hekiminizin yöntemini size göstermesi gerektiğini unutmayın.
- Eldiven giyin ve kağıt havlu/peçeteyi hazır bulundurun.
- Köpeği dikkatle tuttuktan sonra kuyruğu tutup sol
elle yukarı kaldırın.
- Sağ başparmak ve işaret parmağıylatam anüsün altında
bölgeyi hafifçe anüse doğru sıkın. sıvı (bazen basınçla - dikkat edin)
anüsten dışarı akması gerekir.
Bu, başarılı olmadıysa işmei sürdürmekte
ısrarcı olmalyın. Yaralanmaya neden olabilirsiniz. Bazı köpeklerin anal
bezleri sadece rektumun içinden baskı uygulandığında boşaltılabilir. Bu
da sadece veteriner hekim tarafından yapılması gereken birşeydir.
Köpeklerde
Şişmanlık
Obesite
Nedir?
Obesite şişmanlık ya da vücut yağında normal
üstü artış anlamına gelmektedir. Dietle alınan kalori enerji harcanımından
daha fazla olduğunda kilo alımı gerçekleşir. Bu da alınan kalorinin yağ
olarak biriktirilmesine neden olur. Yağ, erişkin köpeklerde biriktirdikçe
genişleyen adipoz hücrelerinde saklanır. Ardından köpeğin egzersiz düzeyi
arttırıldığında ya da daha uygun bir diete geçtiğinde yağ kullanılmaya
başlar ve adipoz hücreler daralır. Yavru köpeklerde aşırı besleme ise
adipoz hücrelerin sayısında artışa neden olarak hayvan büyüdüğünde köpeği
şişmanlığa yatkın kılar ve ilerde kilo verimi güçleşir.
Köpekler Niçin Şişmanlar?
Çoğu vakada şişmanlamın nedeni köpeğin çok
fazla yemek yemesi ya da yeterince egzersiz yapmamasından kaynaklanır.
Vahşi hayatta köpekler başarılı bir avdan
sonra sadece bir kaç günde bir yemek yiyebilir. Bu da, fırsat verildiğinde,
doyuncaya kadar tıka basa yemeye genetik olarak programlandıkları anlamına
gelmektedir. Bundan dolayı çoğu köpek önüne konan her şeyi silip süpürdükten
sonra daha verildiğinde de reddetmez.
Köpeğin günde ihtiyacı olduğundan %1 fazla
beslenmesi bile orta yaşlarda obesiteye enden olabilir.
Çoğu köpek sahibi köpeklerine gereksinimlerinden
fazla oranlarda besler. Her köpek farklı bir bireydir ve mama paketinin
üzerindeki talimatlara uysanız bile bazı köpekler yine de şişmanlayabilir.
Yine de, obesitenin ana nedeni masa artıkları
ve elden aburcuburların verilmesidir. Köpekler bu yiyecekleri normal köpek
mamalarından daha fazla yağ içerdiğinden çok lezzetli bulur. Bu yiyecekler
ne yazık ki daha fazla da kalori içermektedir. Çoğu köpek bu abur cubur
yiyeceklerden dilenmeye bayılır. Onlar için besinsel kalite önemli değildir.
Çoğu insan kısırlaştırmanın köpeklerinde
şişmanlamaya neden olacağına inanır. Aslında kısırlaştırma metabolik hızı
düşürürken besin gereksinimini de azaltır. Buna uygun besleme yapılmadığında
köpek şişmanlar.
Bazı ırklar diğer köpeklere göre şişmanlamaya
daha yatkındır. Labrador Retreiever, Cavalier King Charles Spaniel, Shetland
Çoban Köpeği, Basset ve Beagle bu ırklara örnektir.
Çoğu köpeğin yaşlandıkça kalori gereksinimleri
azaldığından şişmanlamaya eğilimi artar.Veteriner kliniklerinde yaşlı
köpekler için "senior" dietler mevcuttur.
Köpekler düzenli egzersiz sayesinde zinde
kalır. Çoğu köpeğin günde minimum 30 dakikalık yürüyüşe gereksinimi vardır.
Düzenli olarak yürümediklerinde sıkılır, tembelleşir ve oburlaşırlar.
Bir Hastalık Köpeğin
Şişmanlamasına Neden Olabilir mi?
Bazı köpekler hypothyroidism denen metabolik
hızlarını düşürerek köpeği daha tembel ve kalori harcamasını azaltan bir
hastalığa yakalanabilir.
Ayrıca bazı hastalıklar ve ilaçlar köpeğin
iştahını arttırabilir. Vücuttaki iştahı arttıran doğal steroidlerin aşırı
üretilmesine neden olan Cushings Hastalığı bunlardan biridir.
Benzer olarak steroid verimi iştahın artışına
neden olabilir. Bundan dolayı, bu durumlarda köpeğin kilosuna dikkat etmek
ve aşırı beslememek çok önemlidir.
Kalp ve karaciğeri etkileyen diğer hastalıklar
karın boşluğunda su tutumuna neden oluyorsa kilo alımına benzetilebilir.
Benzer olarak karındaki tümörler ya da beklenmeyen hamilelikler kilo alımı
ile karıştırılabilir.
Şişmanlık Bizi Niçin
Endişelendirmeli?
Şişmanlık köpeğinizde çeşitli sağlık problemlerine
neden olabilir. Yağ, iç organların ve derinin etrafında birikerek
nefes almada zorlanmaya neden olabilir. Bu durum genel anesteziyle ilgili
riski de arttırabilir.
Buna ek olarak, ekstra kilolar kalp
hastalıklarının yanı sıra köpeğinizin atritis, disk kayması ve bağ yırtılmaları
geliştirme riskini arttırarak kemik ve eklemler üzerine aşırı baskı oluşturur.
Aşırı şişmanlık köpeklerde şeker hastalığıne
yakalanmaya da meğilli kılar.
Köpeğinizin Şişman
Olduğunu Nasıl Anlarsınız?
Köpeğinize profilden bir bakın. Köpeğin karnı
kaburgaların bitiminden sonra aşağı sarkmaktansa kasıklara doğru içe kıvrılmalıdır.
Yukardan bakıldığında kaburgaların bitti
yerden kalçalara kadan olan kısmı hafif içeri çekik olmalıdır.
Beli belli olmayan bir köpek ile elle kaburgaları
hissedilmeyen bir köpek şişmandır.
Köpeğiniz Şişmansa
Ne Yapmalısınız?
Köpeğinizin şişman olduğundan şüpheleniyorsanız
onu veteriner hekiminize göstermenizde fayda vardır. Başka bir hastalıktan
dolayı değil de sorununun sadece yağ birikmesinden kaynaklanıp kaynaklanmadığından
emin olabilirsiniz. Veteriner hekiminiz ayrıca köpeğinizi tartarak ideal
kilosunda olup olmadığını size söyleyebilir.
Diet beslenmeye ve egzersize başladıktan
sonra köpeğinizin gelişme gösterip göstermediğini anlamak için iki haftalık
ya da aylık kontroller yapabilirsiniz. İri bir köpek her hafta vücut ağırlığının
% 3'ünü kaybederken küçük bir köpek için bu yüzde % 1'dir.
Nasıl Beslenmeli?
Kilo verebilmesi için köpeğinizi daha az
beslerken ona daha fazla egzersiz sağlamalısınız. Kalori alımını % 60'a
kadar düşürmeniz gerekebilir.
İlk adım abur cuburu kesmek olmalıdır. Tüm
ailenin ve komşuların bu rejime uyması da çok önemlidir. Günlük yiyeceğini
bir kaç küçük öğüne bölmeniz açlık duygusunu bastırmasına yardımcı olacaktır.
Mamasındaki enerji miktarının düşürülmesi
ayrıca çok önemlidir. Bu, miktarın azaltılması ile yapılabilirse de çoğu
köpek bu konuda zorlanacaktır. Haricen havuç gibi sebzelerin verilmesi
ona daha az kalori sağlarken yeterli lifi de verecektir.
Yine de en iyi yöntem besinsel olarak dengeli
bir zayıflama maması verilmesidir. Veteriner hekiminiz size bu konuda
tavsiyelerde bulunacaktır. Dikkat edilmesi gereken zayıflama mamasının
kalorisinin düşürülmüş olmasıdır. Lif açısında yüksek mamalar yüksek dışkılama
nedeniyle köpek sahiplerini bezdirebilir.
Şişmanlık Nasıl Önlenebilir?
Yavruların şişmanlamasının engellenmesi erişkin
olduklarında şişmanlamaya eğilimlerini düşürür. Ayrıca köpeğe her gün
düzenli egzersiz sağlamak onları zinde tutma açısından önemlidir.
Köpeğinizi sürekli kontrol altında tutmak
da şişmanlamaya başladığında fark ederek tedbir almanızı sağlayacaktır.
Diğer yöntemler ise köpeğe serbest besleme
yapmamak, mamasına ev yemeği vb katkılar eklememek ve ani mama değişiklikleri
yapmamaktır.
Yaşlı
Köpek Bakımı
En uzun yaşayan köpek 29 yaşında ölmüştür.
20 yaşına kadar yaşayanlara rastalamak da artık çok nadir değildir. Ancak,
yaşlanma sürecinin hızı kalıtsal olmasına rağmen küçük ırklar uzun yaşarken
büyük ırklar kısa ömürleriyle ünlüdür. Irkı ne olursa olsun beslenmesine
ve olası problemlerin hemen tedavisine dikkat edildiğinde her köpeğin
yaşam kalitesi ve ömrü artacaktır.
Köpeğiniz Yediğinin
Aynasıdır
Doğru besleme özellikle de yaşlı köpekler
için çok önemlidir. Çoğu köpek yedi yaşını geçtikten sonra yaşlı köpekler
için özel olarak formüle edilmiş "senior" köpek mamalarıyla
beslenir. Senior dietler hareket düzeyi azaldığından yaşlı köpekler için
daha düşük kalori içerir. Sodyum (Na) ve potasyum (K) oranları düşürülerek
kalp ve böbrek hastalıklarının gelişiminin önüne geçilirken esansiyel
yağ asitleri, vitamin ve mineral düzeyleri arttırılarak azalan emilimlerinin
dengelenmesi amaçlanır.
Senior dietlerdeki lif kalitesi de ayrıca
yaşlı sindirim sistemlerine uygun olacak şekilde ayarlanır. Dışardan esansiyel
yağ asitleri, vitamin ve mineral katkısı köpek dengeli bir senior mama
ile besleniyorsa gereksizdir. Yine de atritis ve deri allerjisinden şikayetçi
yaşlı köpekler özellikle de linolenic ve linoleic asit katkısında fayda
görebilir.
Hastalıkların Farkedilmesi
Yaşla birlikte hastalık riski de artar. Ancak,
belirtilerin erken farkedilmesi tedavi şansını yükseltecektir.
Her türlü belirti için dikkatlı olunmalıdır.
Köpeğinizin beslenme alışkanlığını, egzersiz yeteneği ve genel davranışını
iyi tanırsanız her türlü değişikliği hemen farkedebilirsiniz.
Haftalık kontroller deride nükseden her türlü
şişlik ile ayrıca diş ve diş etlerindeki anormallikleri tespit etmenizi
kolaylaştıracaktır.
Göz şeffalığının erken tespiti de bu sırada
farkedilebilir. Gözdeki lenslerde katarak sağlıklı köpeklerde
de gözlenebilir ve ilerleyici görüş kaybına neden olur. Normal olarak
yavaş yavaş ilerleme gösterdiğinden köpeğin yaşam kalitesini pek etkilemez.
Ancak şeker hastası kedi ve köpeklerde lenslerde süratli şeker depolanması
görülebilir.
Yıllık aşıları için veterinerinize gittiğinizde
genel bir kontrol olası sağlık problemlerinin önceden tespit edilmesinde
yardımcı olacaktır. Paranın büyük problem olmadığı duurmlarda genel muayenin
yanı sıra kan ve idrar testleri de değerlendirme de faydalıdır.
Kalp Hastalıkları
Köpeklerde yaşla alakalı en yaygın hastalıkların
başında dejeneratif kalp kapakçığı problemleri gelir.Kapakçıklar sıkı
kapanma yeteneklerini kaybederek her kalp atışında odacığa geri kan sızmaya
başlar. Bu, kan dolaşımını zayıflatırken akciğerlerde kan birikimine neden
olur.
Sızdıran valflar (kapakçıklar) kalpte mırıltıya
neden olurken bu ses steteskopla duyulabilir. Azalan dolaşım köpekte halsizliğe
neden olur ve akciğerdeki birikim öksürük ve derin solumaya yol açar.
Bu belirtiler özellikle köpek heyecanlığında ya da egzersiz yaptıktan
sonra ortaya çıkar.
Hasta köpekler kalp atışını güçlendirecek
ilaçlar ile rahatlatılırken dietlerindeki tuzun azaltılmasından da fayda
sağlarlar. Bu, kalpteki yükü azaltırken kalp hastalığının gelişimini de
yavaşlatır.
Akciğer hastalıkları da yaşlanmayla beraber
ortaya çıkabilir. Röntgen, ECG ve ultrason ile tespit edilebilir.
Sızlayan Eklemler
Yaşlı köpeklerde şişmanlık ciddi bir problemdir.
Kalp ve akciğer hastalığı riskini arttırırken eklemlerin üzerine ekstra
ağırlık bindirerek atritise neden olur.
Atritis ya da dejeneratif eklem hastalığı,
eklemlerdeki yaşlanmayla alakalı değişiklikleri takip eder. Eklemlerdeki
kayganlığın azalması sürtünmeyi arttırır. Eklemler genellikle sertleşerek
şişer ve köpek topallamaya başlar. Çok şişman köpekler acilen zayıflatılmalıdır.
Köpekbalığı kıkırdağının yanı sıra esansiyel
yağ asidi katkısı faydalı olacaktır.
Röntgen tanı için gereklidir ve çoğu vakada
anti-steroidal anti-inflamatuvar ilaçlarla tedavi yapılır. Bu ilaçlar
gastro-intestinal sistemde iritasyona neden olabileceğinden her türlü
ishal vs belirtisi veteriner hekime bildirilmelidir.
İncelen Deri
Esansiyel yağ asidi katkıları elastikiyetini
kaybeden, incelen ve donuklaşan derinin kendini korumasını sağlar. Bu
tür durumlar hormonal hastalığı olan köpeklerde daha sık rastlanır. Çoğu
hormonal hastalık deri başta olmak üzere vücudun başka kısımlarını da
etkiler.
Hormonal hastalıklar kendini hemen belli
etmediğinden durgunluk, halsizlik, kusma ve su içmede artış belirtilerine
dikkat edilmelidir. Diğer hastlıklarla karıştırılmaması için veteriner
hekiminizce kontrol edilmelidir.
Diğer Problemler..
Karaciğer ve böbrek hastalıkları benzer belirtilere
neden olabilir. Böbrek hastalıkları özellikle kedilerde yaygın olmasına
rağmen köpeklerde de görülür. Tipik olarak aşırı su içme kilo ve adele
kaybı temel belirtilerdir. Vücut idrarda protein kaybettiğinden protein
ihtiyacını adelelerden karşılar.
Karaciğer ve şeker hastalığı benzer
belirtiler gösterir. Bu hastalıkların tanısı kan ve idrar testi gerektirir.
Ayrıca tuz, protein ve şeker düzeyinde azalma
bu hastalıkların gelişimini yavaşlatacaktır. Veteriner hekiminizde uygun
"diet"ler bulunmaktadır.
Hasta köpekler çok su içtiğinden idrar tutamama
bir belirti olabilir. Ancak idrarı tutamam yaşla alakalı başka hastalıklarda
da görülebilir.
Bazı dişilerde bölgedeki sinir fonksiyonlarındaki
azalmayla birlikte pelvisdeki atritik değişmeler idrar hatta dışkı tutamamaya
neden olabilir. Bu durumlar veteriner hekim müdahalesiyle genellikle iyileşir.
Yaşlı ve yüksek lif düzeyi içeren dietlerle
beslenen köpeklerde kabızlık da gözlenebilir. Dikkatli müshil kullanımı
burada faydalı olacaktır.
Yaşlanmayla alakalı diğer bir problem türü
ise tümörlerdir (özellikle de kısırlaştırılmamış olanların üreme organlarında
ve dişilerin süt bezlerinde). Rahim enfeksiyonları dişilerde hayatı tehdit
edici sorunlara neden olabilir ve belirtileri genellikle kusma, yüksek
ateş ve vajinal akıntıdır.
İlerleyen yaş sağırlıkdan bunamaya kadar
sinir ağında zayıflamaya neden olabilir. İlaçla beyne giden kan miktarını
arttırırken yaşlanma ile alakalı bunama vs belirtilerini yavaşlatacaktır.
Köpek sahipleri genellikle belirtileri yaşa
bağlayarak önemsemez. Pek çok durumda bu belirtiler tedavi edilebilir
bu nedenle çabuk veteriner hekim müdahalesi çok önemlidir..
|